İş yerinde dijital takibe kırmızı kart! KVKK’dan, milyonları ilgilendiren tarihî karar
Günümüz çalışma hayatında "İş yeri benim, bilgisayar benim, e-Posta da benim" anlayışı kökten değişti. Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), Resmî Gazete’de yayımladığı yeni İlke Kararı ile iş dünyasının haritasını yeniden çizdi.
"At sahibine göre kişner" derler ancak modern hukukta "İşveren, imkânı var diye çalışanın her adımını izleyemez" kuralı geçerlidir. Çalışana verilen kurumsal e-Posta hesabı, sadece bir iş aracı değildir. O hesapta çalışanın mesleki bağı, zaman zaman kişisel yazışmaları ve çalışma düzeni gizlidir.
Kurul; Anayasa’nın "özel hayatın gizliliği" ve "haberleşme hürriyeti" hükümleri ile işverenin yönetim hakkı arasında hassas bir terazi kurdu. Unutmayalım ki, "Kantarın topuzunu kaçırmak" hem hukuki hem de vicdani sorumluluk doğurur.
A’DAN Z’YE İLETİŞİM KANALLARI: SADECE E-POSTA DEĞİL!
Karar sadece kurumsal e-Postaları kapsamıyor. Şirket içi mesajlaşma programları, anlık iletişim uygulamaları, müşteri yönetim sistemleri ve hatta çevrim içi toplantıların sohbet/kayıt alanları da bu kurallara tabidir.
Ancak işveren şuna dikkat edecek: Çalışana verilen iletişim aracı kişisel kullanıma uygun mu? Şirket bunu iş amacıyla mı verdi? Çalışanın "Burada gizliliğim korunur" şeklinde makul bir beklentisi var mı?
Yalnızca mesajın içeriği değil, kimin kiminle, ne zaman konuştuğunu gösteren "trafik/log (iz) kayıtları" bile kişisel veridir. Yani e-Posta’nın kapağını açmamak, izleme yapmadığınız anlamına gelmez!
DİKKAT: "TEKNİK YETKİ" İLE "HUKUKİ YETKİ" AYNI ŞEY DEĞİLDİR!
Bir işverenin sistemde teknik olarak her mesajı okuyabilme imkânının olması, ona bu mesajları okuma hakkı vermez. "Kaş yapayım derken göz çıkarmak" istemiyorsanız teknik güç ile hukuki yetkiyi birbirinden ayıracaksınız.
İşveren sırf patron olduğu için veya cihaz kendisine ait diye sınırsız denetim yetkisine sahip olamaz. "Ağır basan meşru gerekçe" yoksa, çalışanın sosyal medya mesaj kutusuna, kişisel........
