menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal-Fen Alanlarında Tercih ve İstihdam Çıkmazı

13 0
yesterday

Sosyal-Fen Alanlarında Tercih ve İstihdam Çıkmazı

Üniversite adaylarını kuşatan tercih çıkmazı, eğitim politikalarının ciddi sorunlarını da bünyesinde taşımaktadır. Bu problemi dijitalleşmenin sonucu olarak görmek sorunu anlamamak demektir. Doktoralı gençler asgari ücretle iş ararken inşaat, mobilya, imalat sektörlerinde yabancı uyruklular 3-4 asgari ücretle çalıştırılıyorsa yönetim ve planlama problemi de vardır. Her evin ihtiyaç duyduğu sektörler, genellikle orta yaş üzerindekilerin sırtındadır. Öte yandan diplomalı işsizler ordusu hayatın parçası olan sektörleri anmak dahi istemezken modern hammallık, motosikletli kuryelikte yarışıyorlar. Zaten motosikletli kuryelik için yaş haddi 69’a yükseltildi. Öğretmenlik için 65, öğretim üyeliği 67 yaş sınırı olduğu halde bu yaşın üzerindekiler de iki tekerlek üzerinde servis yapabilecekler.

İşsizlik hemen her ülkede ciddi sorun olduğu halde sosyal ve ekonomik politikalarla çözüm yolları geliştirilmektedir. Fakat bizde ne okuyan ne de çalışan “ev gençleri” ordusu gittikçe artmakta ve olağanlaşmaktadır. Henüz farkedilmeyen çok daha endişeyi mucip bir gerçek ise fen bilimlerine karşı nispi olarak daha fazla ilgisizliktir.

Üniversite giriş sisteminde sayısal ve sözel olarak adlandırılan alan, fen ve beşeri/sosyal bilimler demektedir. Bir dönem üniversitenin adı “Dârü’l-Fünûn” olup matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi disiplinler bu çatı altında toplanmıştı. Klasik medrese müfredatında da bu alanlarda dersler bulunmaktaydı. Müspet/doğa/pozitif bilimler olarak bu dallardaki başarılı eğitim, aynı zamanda sanayi, teknoloji, mühendislik nihayet dijital sektörlerin alt yapısını oluşturmaktadır. Son derece vahim sorun ise üniversite tercihlerinde bu alanlara ancak açıkta kalmamak için müracaat edilmesidir. İnşaat Mühendisleri Odası, sıfır sayısal net ile mühendislik fakültesine gelinebilmesine isyan etmektedir.

Önceki neslin ilkokul mezunlarının matematik bilgisi, günümüz lise mezunlarının önemli bir kısmında bulunmadığı acı bir gerçektir. Tatilde kitap okuma yasağını müjde olarak duyurmanın, sınıfta kalmayı/sınavlarda başarısız not almayı unutturmanın sonucu başka türlü olamaz. Bu süreçte velilerin de ciddi sorumluluğu olup onların eğitimi de “Milli Eğitim”in görevidir.

ABD’deki bir araştırmaya göre mezunlarının en fazla pişman oldukları bölümler gazeteciklik, sosyoloji, güzel sanatlar,........

© Turkish Forum