Bakanın sınavı saksı değil, çiftçidir!
Bazen bir fotoğraf karesi, bazen birkaç saniyelik bir görüntü, günlerce konuşulabiliyor. Son örneğini Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Aydın ziyaretinde gördük. Bakan Yumaklı, İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde gerçekleştirilen programda incir hasadına katılıyor, sektör temsilcileriyle görüşüyor, üretime ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor ve programın sonunda sembolik olarak bir incir fidanını toprakla buluşturuyor. Programın tamamında Türkiye’nin incir üretimi, ihracatı, kalite ve verimliliği konuşuluyor. Türkiye’nin dünya incir üretimindeki payının yüzde 28 olduğu, 2026 yılı rekoltesinin yaklaşık 388 bin ton yaş, 94 bin ton kuru incir olarak beklendiği açıklanıyor. Ama bütün bunların arasından neyi konuşuyoruz? Saksıyı!
Bakan, kendisine verilen incir fidanını çukura yerleştiriyor. Fidan plastik üretim kabının içerisinde. Sonrasında kap çıkarılıyor ve dikim gerçekleştiriliyor. Buraya kadar mesele birkaç saniyelik bir protokol görüntüsü. Fakat ardından başlıklar geliyor: “Tarım Bakanı’nın tarım bilgisi bu kadar!”, “Fidanı saksısıyla dikmeye çalıştı.” Sosyal medyada ise mesele çok daha ileri götürülerek, buradan Bakan’ın tarımdan anlamadığı sonucuna varılıyor.
Şimdi bir ziraat mühendisi olarak soruyorum: Bir Tarım ve Orman Bakanı’nın tarım bilgisini gerçekten böyle mi ölçeceğiz?
Elbette fidan plastik saksısıyla toprağa dikilmez. Bunu tartışmanın anlamı bile yok. Ama bir başka gerçeği de bilelim. Bakan oraya fidan dikme eğitimi vermeye gitmedi. Budama makasını alıp incir budamaya, traktöre binip tarla sürmeye, mibzerin üzerine çıkıp ekim yapmaya, biçerdöverin koltuğuna oturup hasat yapmaya da gitmedi. Bakanın oradaki faaliyeti semboliktir. Tıpkı bir sanayi tesisini ziyaret eden Sanayi Bakanı’nın üretim bandındaki makineyi kullanmasının beklenmemesi gibi... Tıpkı Sağlık Bakanı’nın hastane ziyaretinde ameliyat yapmasının beklenmemesi gibi... Tarım Bakanı da tarımsal faaliyetlerin tamamını bizzat yapan kişi değildir. Bakan; o üretimin yapılabilmesinin, üreticinin üretimde kalabilmesinin, ülkenin gıda arz güvenliğinin ve tarım politikalarının yürütülmesinin siyasi ve idari sorumlusudur. Bence tartışmamız gereken yer tam olarak burasıdır.
SAKSIYI DEĞİL, SİSTEMİ KONUŞALIM
Tarım Bakanını eleştireceksek elbette eleştirelim. Hem de gerektiğinde en sert biçimde... Çiftçinin üretim maliyetlerini konuşalım. Mazotu konuşalım. Gübreyi, tohumu, ilacı, sulama maliyetlerini konuşalım. Üreticinin pazarlama sorunlarını,........
