menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Anlık Hata, Bir Ömürlük Vicdan

13 0
17.08.2026

Trafik kazaları çoğu zaman birkaç saniyede yaşanıyor.

Bir kırmızı ışık ihlali, bir telefon ekranına bakmak, hız sınırını aşmak, makas atmak, alkollü şekilde direksiyon başına geçmek…

Hepsi birkaç saniyelik tercihler.

Ama o birkaç saniyenin bedeli bazen bir insanın hayatı, bir ailenin geleceği ve yıllarca taşınacak bir vicdan yükü olabiliyor.

Amed Radyo’da “Yalnız Değilsin” programında Avukat Feyza Nur Işık ile trafik suçlarını, yeni düzenlemeleri, ölümlü ve yaralamalı kazalarda işleyen hukuki süreci konuştuk.

Söyleşi boyunca aklımda kalan en güçlü cümlelerden biri şuydu:

Direksiyon başına oturduğunuz anda yalnızca kendinizden değil, başkalarının hayatından da sorumlusunuz.

Belki de trafik meselesine bakmamız gereken en temel yer burası.

Trafik Kazası Diyoruz, Ama Sonuç Bazen Suç

“Kaza” kelimesi bize çoğu zaman istemeden gerçekleşen bir olayı çağrıştırıyor.

Sanki ortada bir hata var ama sorumlusu yokmuş gibi…

Oysa her trafik kazası aynı değil.

Bir sürücünün hız sınırını bile bile aşması, makas atması, ters yönde ilerlemesi, alkollü ya da uyuşturucu etkisinde araç kullanması yalnızca bir trafik ihlali olarak kalmayabiliyor.

Bazen bir insanın hayatına mal olabiliyor.

İşte hukuk da tam bu noktada devreye giriyor.

Avukat Feyza Nur Işık’ın da vurguladığı gibi trafik suçlarında en önemli konulardan biri kusur değerlendirmesi.

Çünkü ölümlü bir trafik kazasında sürücünün otomatik olarak tutuklanması söz konusu değil.

Kazanın nasıl meydana geldiği, tarafların kusur oranları, olayın koşulları ve elde edilen deliller birlikte değerlendiriliyor.

Yani “Bir kişi öldü, sürücü kesin tutuklanır” şeklinde bir hukuk kuralı yok.

Ama bunun tam tersi de doğru:

Tutuklanmamak, ceza alınmayacağı anlamına gelmiyor.

Bu ayrımı özellikle mağdur yakınlarının bilmesi gerekiyor.

Tutuklama Ceza Değildir

Bir yakını trafik kazasında hayatını kaybeden ailenin ilk düşündüğü şeylerden biri elbette adalet oluyor.

“Karşı taraf tutuklandı mı?”

“Cezaevine girdi mi?”

“Ne kadar ceza alacak?”

Ancak hukuk açısından tutuklama bir ceza değil, bir tedbir.

Dolayısıyla bir kişinin tutuksuz yargılanması, hiçbir zaman ceza almayacağı anlamına gelmiyor.

Bazen toplumda bu konuda ciddi bir yanlış algı oluşuyor.

Tutuklama olmayınca “Dosya kapandı” düşüncesi ortaya çıkabiliyor.

Oysa hukuki süreç devam edebilir.

Ve mağdur yakınlarının yalnızca ceza........

© Tigris Haber