menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bekleyenlerin Ülkesi

3 0
wednesday

Zamanın Gaspıyla Kurulan Düzen

Sosyolog Barry Schwartz, modern eşitsizliğin en çıplak ölçüsünü tek cümlede özetler:

“Sosyoekonomik statü düştükçe, bekleme süresi uzar.”

Bu, basit bir kuyruk istatistiği değildir; bir sınıfın, diğerinin zamanı üzerindeki tahakkümüdür.

Türkiye’de beklemek, geçici bir aksaklık değil, bilinçli bir yönetim biçimidir. Devlet hastanesinde aylar sonraya verilen randevu, e-Devlet’te dönüp duran o meşhur “sistemde yoğunluk var” yazısı, torpilsiz ilerlemeyen dosyalar ve asla gelmeyen “o” fırsat… Hepsi aynı kapıya çıkar: Zamanın gaspı. Üstelik sıra size gelene kadar, beklediğiniz şey çoğu zaman anlamını yitirmiş, posası çıkmış olur. Beklemek, yalnızca zamanı değil; umudu, güveni ve geleceği tüketir.

Toplumda güç arttıkça hedefe olan mesafe kısalır. Türkiye’de bu güç; para, bağlantılar, hukuki dokunulmazlıklar ve imtiyazlı ağlardır. Kimi için işler “iki telefonla” çözülürken, kimi hayatını meşgul sinyali dinleyerek geçirir. Bu bir aksaklık değil, bilinçli bir bekletme rejimidir. Zenginlik zamanı satın alabilirken, yoksulluk zamanı feda etmekle ölçülür.

Bugün ayrıcalık artık yalnızca daha fazla paraya sahip olmak değildir; daha az bekleme hakkına sahip olmaktır.

Ancak mesele yalnızca devletle sınırlı değildir. Bekleme artık piyasanın da gelir kalemlerinden biridir. Hızlı geçiş sistemleri, VIP hizmetler,........

© Tigris Haber