menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mağduriyet Söylemi ile İktidar Gerçeği Arasında Venezuela

37 14
06.01.2026

Atalarımız boşuna söylememiş: “Mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var.”
İktidar, insanı en çok büyüten değil; çoğu zaman en hızlı unutturan güçtür. Unutulan şey ise çoğu zaman halktır.

Venezuela bugün dünya siyasetinde en sık istismar edilen kavramlardan birinin merkezinde duruyor: mağduriyet. Bir yanda Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptırımları, diğer yanda bu yaptırımları mutlak bir gerekçe hâline getirerek kendi iktidarını tahkim eden bir yönetim. Oysa hakikate yaklaşmak için bu iki düzlemi birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü uluslararası siyasette en tehlikeli yanılgı, bir gücün yanlışlarını eleştirirken karşısındaki gücü otomatik olarak masum ilan etmektir.

Nicolás Maduro’nun Venezuela’yı nasıl yönettiği meselesi, yalnızca Amerikan söylemleriyle değil; Birleşmiş Milletler raporları, bağımsız insan hakları örgütleri ve uluslararası seçim gözlemcilerinin tespitleriyle değerlendirildiğinde de ciddi sorunlar barındırmaktadır. Uzun yıllardır ülkede serbest ve adil seçimlerin yapılamadığı, muhalefetin sistematik biçimde baskılandığı, yargının yürütmenin gölgesine girdiği ve parlamentonun etkisizleştirildiği artık tartışmalı bir iddia değil, acı bir gerçekliktir.

Bu siyasal yapı, ekonomik çöküşle birleştiğinde ortaya yalnızca bir yönetim krizi değil, derin bir insanlık yarası çıkarmıştır. Dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol........

© Tigris Haber