Şarlatanlık ve bilim karşı karşıya
Şarlatanlar her zaman vardır ve bilimi kendi akıl dışı pragmalarına çekmeye çalışırlar. Bilim yapmak değil, şarlatanlık üzerinden popülarite kazanmak ve maddi rant elde etmek asıl amaçları. Ama ne yazık ki olan, bilime ve de insanlığa oluyor.
Şarlatanlar şarladıkça birileri ciddiye alıyor, gerçek sanıyor, peşlerinden koşuyor, dertlerine deva bulmaya çalışıyorlar.
Geçtiğimiz günlerde şarlatanlardan birinin sosyal medyadaki bir video paylaşımına rastladım ve içim acıdı. Belli ki bu kişi bu işten epey nemalanıyor ve belli ki çok sayıda gariban da bu tür tuzaklara düşüyor.
Neymiş efendim meme kanserinin nedeni belliymiş, çözümünü de bulmuş. Nedeni, annelere kötü davranmakmış, çözüm ise bu davranıştan vazgeçmek. İşte bu muhterem kişi, tıp dünyasının büyük mucidi meme kanserinin bu sırrını çözünce insanlığa da yararlı olmaya karar vermiş ve konuyla ilgili terapilere başlamış. Bu kişinin terapi dergahından geçenler anneleriyle iyi ilişki kuruyor ve ardından da dertlerine deva buluyorlarmış.
Annelere kötü davranışı kimse onaylamaz, elbette iyi davranılmalı. Birinin çıkıp da bunu şarlatanca ranta dönüştürmesi çok tuhaf.
Yalnızca bu da değil, daha niceleri var böylesi. Dua terapisiyle kanserli hücrelerin ya da virüslerin vücuttan atılmasını sağlayanların sayısı da hiç azımsanacak gibi değil. Bu şarlatanlara göre kanser hücreleri ya da virüsler insan bedenine şeytanla birlikte giriyormuş ya da şeytanın gönderdiği cinler tarafından bedene taşınıyormuş vs. Şeytanı lanetleyerek ya da cinleri kovarak bedeni hastalıklı hücre veya virüslerden arındırmak mümkün oluyormuş.
Bu gidişle tıp fakültelerine gerek kalmayacak. Öyle ya ne gerek var, yıllarca dirsek çürütmeye........
