menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakan Akpınar: İran düştüğünde…

12 0
02.03.2026

 hakanakpinar227@gmail.com

Mesele, İran rejiminin değiştirilmesi değil sadece… Mesele, güçlü bir devlet geleneğine sahip olan İran’ın, iran halkının düşürülmesi.

Mesele, tıpkı Suriye’de olduğu gibi ülkenin zengin petrol yataklarını ele geçirmek ve kaynaklarını sömürmek. Bu vesileyle bölgeyi, İsrail için dikensiz gül bahçesi haline getirmek.

Hep aynı emperyalist yalanlar… Hep aynı terane… “Nükleer silah” bahanesi, daha doğrusu yalanıyla azgın emperyalizm Ortadoğu’da, kendisine boyun eğmeyen devletlere saldırmaya devam ediyor. Hem de fütursuzca… En büyük yalanlarından biri ise hedefe koydukları ülkelere “özgürlük götürmek!” Nitekim Trump da aynı yalanı, teraneyi tekrar etti.

Bölgesel bir güç olarak İran’ın teslim alınması, Ortadoğu’yu iyice yaşanmaz hale getirecektir. Şüphesiz, “rejim değişikliği” adı altında, geçmişte Irak ve Suriye’de olduğu gibi iç savaş çıkararak İran’ı istikrarsızlaştırmak hesabı da yapılacaktır. Emperyalistler, bu konuda özellikle Ortadoğu coğrafyasında büyük tecrübe kazanmıştır. Hatırlanırsa, tarihteki ilk tecrübeleri Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap coğrafyasından tasfiyesi olmuştu.

İran düştüğünde, ülkeyi istikrarsızlığa mahkûm etmek için CIA’nın istasyon şefleri yine IŞİD benzeri örgütler kurarak İran halkının kanını dökmeye çalışacaklardır.

Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal ettiği dönemde Taliban’ı örgütleyerek bu vahşi terör örgütünü Ortadoğu halklarının başına bela eden de CIA değil miydi?

Emperyalizmin gerçek yüzü budur. Afganistan’da, Ortadoğu’da yaptıkları, gelecekte yapacaklarının da teminatıdır. “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” misali, İran düştüğünde sıra (Er ya da geç) Türkiye’nin neo-emperyalist çıkarlara göre yeniden dizayn edilmesine gelecektir.

ABD ve Batı Emperyalizmi (AB) ile İsrail’in örtük amacı bu değil mi zaten? Herşey, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) yol haritasına göre ilerliyor.

İran’ın Dinî Lideri Ayetullah Hamaney’in öldürülmesi, İran’ın geleceğinde yeni ve sancılı bir sayfa açacak. “Umarım bu ateş ülkemizi de yakmaz” diyeceğim ama bu gidişattan endişelenmemek mümkün değil.

Ayrı olarak… İran nüfusunun 35 milyonu Türkmen soydaşlarımızdan oluşuyor. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan bir Türkmen’dir. Farslar ve İran Kürtlerini de hesaba kattığımızda, istikrarsızlığın kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek etnik bir çözülme tehlikesi dahi baş gösterebilir. Bu da bölgede yeni çatışmalara, sorunlara yol açabilir.

Ne var ki İran, Ortadoğu’nun “Demir Leblebisi”dir. Düşse de düşürülse de öyle kolay diz çökmeyecektir. Bu savaş fiilen kısa sürse bile asimetrik mücadelelerle uzun yıllara yayılacaktır.

İran, ne Suriye’dir ne Irak’tır ne de Libya’dır. Halkı, rejime değil devletine, vatanına bağlıdır. Ama işte molla rejimi yüzünden izole edilmiş ve yalnız kalmış bir ülkedir.


© Tanyeri Haber