menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayalet tanıklar

28 1
24.07.2025

Diğer

24 Temmuz 2025

AKP iktidarının yargı eliyle kurduğu baskı rejiminin aktörleri sadece savcılar ve yargıçlar değil. Aynı zamanda itirafçılar, etkin pişmanlıkçılar, gizli tanıklar. Bir ceza yargılamasının biçimsel olarak var olabilmesi için kanıtlara, olgulara gereksinim var. Etraf gizli tanıklar, itirafçılar, pişmanlıkçılarla dolu. Bunlar kanıtı olmayan yargılamalarının kanıtlarını sağlıyorlar. İddianameler bunlar sayesinde yazılabiliyor. Muhalif sesleri susturmak için başlatılan soruşturmaların, açılan davaların yakıtını sağlıyorlar.

Etkin pişmanlık TCK’da düzenlenmiş. Buna göre etkin pişmanlık, bir suçun işlenmesinden sonra failin pişmanlık göstermesi durumunda cezasının azaltılacağı ya da tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Etkin pişmanlık her suçta uygulanmaz. Hangi suçlarda geçerli olacağı TCK’da belirlenmiştir. Örgüt kurma suçuna ilişkin TCK md.221’e göre, soruşturmaya başlanmadan önce verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmedilemez. TCK md.221/4’de ise kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde hakkında bir suçtan dolayı verilecek cezada dörtte üçe kadar indirim yapılır.

TCK md.221’e giren etkin pişmanlığa itirafçılık da denilmekte. İtirafçılar aynı zamanda yargılamanın tanıkları. TCK md.221’deki etkin pişmanlığın suç işleyen kişi tarafından kendini kurtarmak amacıyla kullanılması tehlikesi mevcut. Ya da iddia makamı tarafından sanığı itirafçı olmaya, arkadaşlarını ihbar etmeye zorlanması olasılığı da var. Şüpheli ya da sanığın kendi özgürlüğünü arkadaşlarının özgürlüğü pahasına elde etmesi kuşkusuz her şeyden önce etik bir sorun. İtirafçının gerçeği saptırmasını önlemek yargı makamına düşen bir sorumluluk. Yargı makamı bu beyanları özenle incelemeli, soyut beyanlara, dayanaksız suçlamalara itibar etmemeli, şüpheli ya da sanık ile savcılık arasındaki anlaşmanın adalete aykırı bir sonuç vermesine izin vermemeli. Bunun bir yolu da sadece itirafçının beyanlarıyla hüküm kurulmaması, bu beyanların somut kanıtlarla desteklenmesi.

Gizli tanıklıkla itirafçılık farklı kurumlardır. Gizli tanıdığın kimliği açıklanmaz, itirafçının kimliği ise açıktır. Gizli tanık olayın içinde değildir, itirafçı ise olayın faillerindendir. İtirafçılıkta, ceza verilmemesi ya da cezanın azaltılması söz konusudur. Gizli tanıklıkta bu yoktur.

Gizli tanıklık, Ceza Muhakemesi Kanunu md.58 ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu ile düzenlenmiş. CMK md.58’e göre tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından “ağır bir tehlike” oluşturacaksa, kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. CMK md.58/3’e göre........

© T24