Vasıf Öngören ve Türkiye’nin baş çelişkisi
Diğer
04 Şubat 2026
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
Temel çelişki, baş çelişki: Bu iki kavram, bizim kuşağın sözlüğüne sol siyaset içi tartışmaların yoğunlaştığı 60’lı yılların sonlarında girmişti. Kişisel olarak ilk kez Vasıf Öngören’den duymuştum bu kavramları.
Vasıf, Brecht Tiyatrosu’nda yetişmiş öncü ve parlak bir tiyatrocuydu. Yönetmen ve oyun yazarı. Aslen Diyarbakırlıydı. Ankara’da yaşayan felsefeci Veysel Öngören ile İstanbul’da yaşayan avukat ressam Ferit Öngören’in kardeşiydi.
Vasıf, andığım kavram çiftiyle ilgili fikrini Kızılay’daki bir karşılaşmamızda ayaküstü, yakında sahnelenecek “Asiye Nasıl Kurtulur” adlı oyunundan söz ederken anlatmıştı. Yaklaşık olarak şunu söylüyordu:
Türkiye’de temel çelişki her kapitalist ülkedeki gibi sınıfsaldır ve burjuvazi ile proletarya arasındadır. Bu, stratejik çelişkidir, yani ancak kapitalizmin son bulmasıyla çözülür. Baş çelişki ise ilk elde çözülmesi gereken çelişkidir ve bizim ülkemizde bu, Kürtlüğün durumuyla ilgilidir.
Böyle bir teze ilk kez rastlıyordum. 60’larda ağır baskılardan ufak ufak kurtulmaya başlamış olan solun yükselişi daha çok reel sosyalizm çerçevesine uyarlıydı: Türkiye yarı feodal midir, devrimin hangi aşamasındayız, vb. Dolayısıyla, Vasıf’ın tezi çekici gelmemişti bana. Sanıyorum o da bu tezi daha sonra geliştirip savunmadı, en azından öne çıkarmadı. 70’lere doğru bir yanda Kürtlük temelinde bazı gençlik hareketleri filizlenirken o daha çok kendi alanına, tiyatroya yoğunlaştı, verili ortamda bir Brecht aşısı gibi bir işlev gördü.
Bizim ülkemizin “batılılar”ı için Kürt sorununun, daha doğrusu Kürtlerin varlığı galiba hiçbir zaman, hatta her şeyin ayyuka çıktığı günümüzde bile belirgin bir motife dönüşemedi. Bu durumu iki nedene bağlayabiliriz. Birincisi, cumhuriyet yönetimlerinin Türkçülüğü tekçi bir temelde ve zora dayalı olarak uygulamak konusunda gösterdiği ezici kararlılıktır. Bizde folklor belirli programlar dahilinde müfredata alınıp kontrol altında tutulan bir kültürel öğedir. Kökenler kurcalanmamak kaydıyla birer çeşni gibi ayıklanıp minimal düzey ve dozlarda sunulur topluma. Kürtlük gibi dirençli kavimlerin folklorik........
