Bütün yollar Osimhen’e çıkıyorsa, Galatasaray nereye gidiyor?
Victor Osimhen yazmaktan ben de sıkıldım. Ancak bir oyuncu, sahadaki varlığıyla sadece skoru değil, maçın tüm ekosistemini ve tribündeki/ekran başındaki herkesin zihinsel konforunu belirliyorsa ondan kaçamıyorsunuz. Sakatlanıp kenara gelişi bile futbolla nefes alıp veren herkesi derin bir sorgulamaya itti. 33. dakikada oyundan çıkana dek sahnede yalnızca o vardı; adeta tek kişilik bir tiyatro. İlk dakikada kafayla o golü aradı; istedi, arzuladı ve bunu sahaya hissettirdi. Hafızam beni yanıltmıyorsa -ki bazen detaylar hislere yenilir- ilk kez ceza sahası dışından o vuruşu yapıp ağları havalandırdı. Golden sonra iki stoperin, Lemina ve Sanchez’in arasına girip hava hakimiyetini yine kabul ettirdi. Sonra bir topa uzandı, canı yandı ve sahayı terk etti. O an maçın bütün havası dağıldı; Galatasaray o dakikadan sonra kolektif aklını yitirip sıradanlaştı. Amatör takım görünümündeydi..
Tek bir veri sanırım her şeyi anlatmaya yeter: Osimhen sahadayken 4 korner kazanan Galatasaray, o kenara geldikten sonra 5. köşe vuruşunu ancak maçın son anlarında bulabildi. O kornerin devamındaki serbest vuruşta Gabriel Sara sahneye çıktı ve tabelayı değiştirdi. Bilmem, hikaye yeterince açık mı?
Nuri Şahin’in tahtaya yazdığı kadroya bakınca, zihnindeki birincil hedefin 1 puan olduğunu okumak güç değildi. Başlangıç planının beraberlik üzerine kurulduğunu iddia ederim ama bunu elbette hukuki olarak ispatlayamam. İspatlayamam belki ama maça "1 puana razıyım" bilinciyle çıkan Başakşehir’in ürettiği bu kadar net pozisyondan sonra, Galatasaray için yaklaşan Sporting Lizbon virajının çok daha sancılı geçeceğinin altını kalın harflerle çizebilirim.
Başakşehir’in kurgusu aslında bir sürpriz barındırmıyordu: Shomurodov ve Olsen üzerinden ceza sahası çevresinde bir şut tehdidi oluşturmak, bek bindirmeleriyle de oyunu enine genişletmek... Kadrolar elimize ulaştığında beklediğim senaryolardan biri tam olarak buydu. Nuri Hoca’nın maça nasıl bir ezberle hazırlandığını anlamak ise gerçekten güç. Galatasaray gibi ön alan baskısı yüksek bir takıma karşı geriden üçlüyle oyun kurmaya kalkışmak ciddi bir risk. Nitekim Osimhen kenara gelene kadar Nuri Hoca’nın kağıt üzerindeki hiçbir hesabı sahada tutmadı.
Galatasaray’ın........
