menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vergiye uyumlu mükelleflerin avantajı, genel tecil düzenlemesine mi kurban edildi?

18 0
15.06.2026

Tecil, en basit ifadeyle kamu borcunun ertelenmesidir. Vergi hukukunda ise vergi ve diğer kamu borçlarının belirli şartlarla taksitlendirilerek ileri bir tarihe bırakılmasını ifade eder. Böylece mükellef, borcunu belirli bir ödeme planı içinde ödeme imkânına kavuşurken, idare de alacağını cebri takip yollarına başvurmadan tahsil etmeyi amaçlar. Erteleme (tecil) süresi boyunca borca gecikme faizi ve gecikme zammı uygulanmaz; ayrıca bu süre içinde borç nedeniyle haciz işlemleri de devreye girmez. Böylece borcunu tecil ettiren mükellef, ödeme sürecini daha öngörülebilir hale getirerek mali planlamasını daha sağlıklı yapma imkânı bulur. 

6183 sayılı Kanun'da tecile ilişkin iki ayrı düzenleme bulunuyor: 48. madde ve 48/A maddesi. 

Uzun yıllardır uygulanan 48. madde kapsamında, vergi dairesine başvuran borçlular borçlarını belirli şartlarla tecil ettirebiliyordu. Bu sistemde tecil süresi en fazla 36 ay, tecil faizi yıllık yüzde 39 ve 50 bin lirayı aşan borçlarda teminat gösterme zorunluluğu bulunuyordu. 

Son dönemde yapılan değişiklikler ise bu sistemi köklü biçimde değiştirdi. Önce tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Ardından teminat aranmayacak borç tutarı kademeli olarak yükseltildi. 50 bin lira olan sınır önce 9 Temmuz 2025’te 10040 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 250 bin liraya; 4 Haziran 2026’da 7582 sayılı Kanun ile 1 milyon liraya çıkarıldı.  

Son olarak 13 Haziran 2026 tarihli 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu tutar 10 milyon liraya........

© T24