Ekran savaşları: Apolitik politika
Akşamları ekranları dolduran sabit kadroların bana neyi hatırlattığını söylersem ayıp olur, fakat Amerikancadan çeviriyle ve kötü Türkçeyle ifade edersem, o ‘konuşan kafaların’ düşündürdüğü tek şey Türkiye’deki politikanın nasıl apolitik hale getirildiğidir.
Ortada garip bir çelişkinin olduğu açık: televizyon yönetimlerinin karşı karşıya dizdiği o insanlar her gece ter dökerek, avurtlarını şişirerek, hakaretler edip, üstlerine gelen hakaretlere göğüs gererek sadece politikadan konuşuyor ve onlar konuştukça Türkiye apolitik bir ortama sürükleniyor.
Nasıl fazla ışık da karanlık gibi körlük yaratırsa, fazla söz de sözün yitimine, düşüncenin kaybolmasına, politikanın görünmezliğine yol açıyor. Ortada bir tiyatro var, bir temsil var. Toplum insan ilişkilerinde hatta insanın kendi başına kurduğu tüm ilişkilerde en tehlikeli kavramlardan bir tiyatro/sallıktır. İnsanlar, ekranlarda, politikanın ve politik olanın söz düzeyindeki temsilini icra ediyor.
Temsil gerçeğin taklididir. Gerçeğin kendisi değildir. O kişiler istedikleri kadar ‘haber kaynaklarım’ gibi şatafatlı kavramlar kullansın, ‘bugün görüştüm’ desin, ortada bir gerçek yok. Tamı tamına gerçeğin yitimi ile yüz yüzeyiz. Ayrıca o insanların Türkiye hakkında bu denli ahkam kesmesinin meşruiyeti nedir? İstisnalar bulunsa dahi, ortada bir analiz yok, şu veya bu birikime dayalı bir yorum söz konusu değil. herkes kanaat bildiriyor, gündelik gazete/cilik tepkisiyle hareket ediyor. Hepsi bu!...
Herhangi bir ülkede siyasal iktidar bundan daha fazla hiçbir şey isteyemez. İnsanlar o iktidara karşı muhalefet yapıyormuş gibi görünüyor, ama sözleri parodinin ötesine geçemiyor. Mevcut koşullarda durum daima iktidara yarar. Neticede iktidar de facto gerçektir. Muhalefetse daima bir kurgudur. Gerçeğe dönüşmesi, icrai olması için ek mekanizmalar gerekir. O mekanizmaların bir aracı televizyon olabilir ama oraya gelene kadar çok farklı işlerin yapılması gerekir.
* * *
Sonunda bir gerçek var görümüze batan: Türkiye’de çok sert, çok acımasız bir apolitik yapı hakimdir ve tekrar edeyim, bu koşul iktidarın lehinedir.
Apolitik siyasal ortamın sert diyeceğim bir diğer ve başat nedeni, muhalefetin zaaflarıdır. Bir ülkede ve siyasal ortamda eğer muhalefet hakim ideolojinin getirdiği koşulların köktenci önerilerle nasıl dönüştürüleceğini tespit edemez ve kitleye kabul ettiremezse, ne söylerse söylesin, o siyaset-dışı veya siyasetsiz durum aşılamaz. O nedenle, iktidarlar politik görünürken sürekli şekilde kitleleri siyasetten uzak tutmak çabasındadır. Toplum nihayet apati noktasına gelir. Apati, insanın duyarsızlaşması, çevresinde cereyan edenlere........
