Buranın adı Vancouver ve burası Kırmızı-Beyaz
Bundan 25 yıl önce birlikte çalıştığım bir arkadaşım, işi bırakıp Vancouver’a yerleşeceğini söyleyince ilk tepkim, “Ora nere, kardeş?” demek olmuştu. O tarihte Kanada’nın batı yakasında konumlanan, ormanlarıyla, gölleriyle, dağlarıylaünlü, etrafı sularla çevrili bu şehrin adını hiç duymamıştım. Kaderin ilginç cilvesidir ki, arkadaşımdan tam 17 yıl sonra aynı şehre iki çocuğumla ve köpeğimle birlikte göç etmeye karar verdiğimde bana da aynı soru soruldu: “Venküver mi? Ora nere?” Lokasyon olarak memleketten epey uzağa kurulan bu şehir, hâlâ pek tanınmıyordu.
Ancak 13 Haziran, 2026 itibarıyla, hiç kimsenin Vancouver’ın adını duyduğunda “Ora nere?” diyeceğini sanmıyorum. Vancouver artık 2026 Dünya Kupası’nda Türkiye’nin Avustralya ile karşılaştığı şehir. Memleket özlemiyle, Kanada’nın ve Amerika’nın dört bir yanından az buz tutmayan maç biletlerine bütçe ayırıp, çoluğunu çocuğunu da alarak millî takımının peşinden gelen binlerce insanın buluştuğu şehir. Bir iki günlüğüne de olsa sokaklarında kulağıma sadece Türkçe sözcüklerin çalındığı, insanların Türkçe şarkılarla coştuğu, caddelerin kırmızı-beyaza boyandığı bir şehir. Vancouver, memleketimizden binlerce kilometre ötede birlik ve beraberlik duygusunu en güzel şekilde yaşadığımız şehir. Bundan böyle, Vancouver böyle biline...
Vancouver karnaval alanı
Maça gelmeden önce Kanada’nın turnuvaya nefis hazırlandığından bahsetmek istiyorum. Dünyanın en güzel ama bir o kadar da sıkıcı olabilen şehirlerinden biri olan Vancouver, turnuvanın ilk haftasında adeta bir karnaval alanına dönüştü. Şehrin merkezindeki farklı noktalara halka açık dev ekranlar kuruldu; her dilden, her milletten insanlar oralarda toplanıp birlikte maç izledi. Şehrin mimari simgelerinden biri olan Science World, dev bir futbol topu şekline büründü. Yerden 70 metre yüksekliğindeki meşhur Capilano Asma Köprüsü’ne Vancouver’da karşılaşacak takımların bayrakları asıldı. Tepemizden futbol toplarının sarktığı caddelerde yürüdük, Türkiye’yi temsil eden topu bulup önünde fotoğraf çektirdik.
Science World
Capilano Asma Köprüsü
Aradığım heyecan ayağıma geldi
Şehrin en işlek caddelerden biri olan Granville Street trafiğe kapatıldı. Sağlı sollu dizilen kafe ve barların arasına, kaleler ve toplar serpiştirildi. Bir tarafta gençler şarkılar söyleyip dans ederek eğleniyor, diğer tarafta çocuklar caddenin tam ortasında çift kale maç yapıyordu. Vancouver gibi geceleri saat 10.00'dan sonra sokaklarında pek kimsenin dolaşmadığı bir şehirde, tam anlamıyla bir Dünya Kupası ruhu vardı. Dokuz yıldır bu şehirde aradığım ve bulamadığım canlılık, heyecan, aidiyet hissi ayağıma geldi. Vancouver, uzun zamandır ilk kez gözüme hiç olmadığı kadar güzel göründü. Sanki şehir silkinip canlanmış, yattığı kış uykusundan uyanmıştı.
54 bin kişilik stadyum tamamen doldu
Dokuz yıl boyunca Türkiye’den beni ziyarete belki iki ya da üç arkadaşım gelmişken, ilk kez birçok arkadaşım maç için Vancouver’a geldi. Onları evimde, buradaki dünyamda ağırlamak, şehri gezdirmek, birlikte maç izlemek... Bak, yazarken bile duygulanıyorum. O kadar mutlu etti ki beni...
Maç günü ise şehir sanki binlerce kilometre öteden taşınmış küçük bir Türkiye’ye dönüştü. Ellerinde bayraklarla omuz omuza stadyuma yürüyen insanlar... Kafeler, otobüs durakları, okyanus kıyısı, BC Place’in çevresi, kısaca her yer kırmızı-beyazdı. 54 bin kişilik BC........© T24
