menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Unutmadık, Unutmayacağız…

15 76
17.02.2026

6 Şubat 2023 sabahı, bizim için sadece soğuk bir kış günü değil, zamanın durduğu, toprağın feryat ettiği zifiri bir karanlıktı. O gece saatler 04:17’ yi gösterdiğinde gün ağarmadan gerçekleşen o altmışbeş saniye süren ve bitmek bilmeyen devasa sarsıntı sonucunda sadece binalar değil, milyonların kalbi de yerle bir oldu. İlk anlarda durumun ciddiyeti tam anlaşılmasada saatler ilerledikçe yaşanılanın asrın felaketi olduğu anlaşıldı. O gün sadece yer sarsılmadı, sanki gök de üzerimize yıkıldı.

Dışarıda dondurucu bir ayaz ve yer yer yağmur yağıyor, gece sabaha karşı zaman durduğunda, beton yığınlarının arasından acı çığlıklar yükseliyordu. Zaman zaman sessizlik isteniyor ve “Sesimi duyan var mı?” nidaları enkaz başlarında yankılanıyordu. Televizyon kanalları birbiri ile yarışa girmiş yıkılan şehirlerin görüntülerini servis ediyordu. Ekran başındaki seyirci de çaresizliğin utancı içerisindeydi. Birşeyler yapmalı ama nereden başlanmalıydı. Dışarıda dondurucu bir ayaz ve yağan yağmurlar arasında depremzedenin sığınacak yeri yoktu. Bebeklerin üşüyen minik ellerini ısıtmaya çalışan ve evladının üzerine siper olan anneler ve çaresizce enkaz başında bekleyen babalar... Acı, kelimelerle tarif edilemeyecek kadar derindi.

Gönüllüler ekran başında ağlamanın yetmeyeceğini anladığı an yollara düştü. Bu büyük acı, büyük bir dayanışmayla yoğrulmalı ve süreç başlamalıydı. Özellikle üniversiteli gençler depolama alanlarına akın........

© Sonsöz