9 Günlük Amansız Takip
30 Ağustos 1922 sabahı Dumlupınar’da yükselen toz bulutları, dumanlar ve kulakları sağır edercesine birbiri ardına yükselen top sesleri, yalnızca çetin bir savaşı değil, kaderine terk edilerek yeryüzünden silinmek istenen bir milletin adeta yeniden doğuşunu müjdeliyordu. Mustafa Kemal Paşa’nın Afyon Kocatepe’de başlattığı ve son derece başarılı sevk ve idaresi ile tutuşturduğu bağımsızlık meşalesi
Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde düşmanın ana gövdesinin imha edilmesiyle devasa bir zafere dönüştü. İşgal ordusunun savunma hatları darmadağın edilmiş, mevzileri çökertilmiş ve düşman askerleri panik içinde batıya doğru kaçmaya başlamıştı. Ancak Dumlupınar’da kazanılan bu büyük askeri başarı nihai bir son değil, Ege kıyılarına kadar uzanacak kazanılacak bir zaferin amansız ve tarihi bir takibinin ilk adımıydı. Mustafa Kemal Paşa, zaferin hemen ardından hiç unutulmayacak o tarihi emrini verdi: “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” Bu emir, haftalardır uykusuz ve yorgun olan Türk askerinin damarlarına taze bir kan, yüreklerine çelikten bir irade getirmişti. Bu söz Türk askerinde doping etkisi yaratmıştı. Türk askerinin artık durmak, dinlenmek ya da duraksamak gibi bir lüksü yoktu; hedef, tek bir düşman askeri kalmayıncaya dek Anadolu topraklarını işgalcilerden temizlemekti.
Eylül ayının ilk........
