ŞAİR ENVER GÖKÇE’YE YOL OLMAK… -I-
İki gün boyunca hiç susmadan söyleyen, on sekiz kişilik koronun ve uğruna yollara düştüğümüz büyük usta Enver Gökçe’nin öyküsü demek yeterli miydi?
Şiir okuyan, anı anlatan, türkü söyleyen, dinleyen, alkışlayan zaman zaman yer değiştiren dostluk korosu Çit Köyü’ne yani Enver Gökçe’nin doğduğu ve müzesinin olduğu köye varmak için yanlarında Enver Gökçe’nin büstünü de alarak yollara düşmüşlerdi.
Birleşen ellerin ve söyleyen dillerin amacı aynıydı. Bin dokuz yüz seksen bir yılıydı. Eylül faşizminin devrimcileri, demokratları, şairleri, yazarları, sanatçıları hallaç pamuğu gibi attığı dönemlerdi. Hastalarımıza, yoldaşlarımıza ve cenazelerimize bile sahip çıkamadığımız yıllardı. Benim de “kaçak/aranır” olduğum o günlerde yaşama veda etti Şair Enver Gökçe. Yalnız günlerinde bir kısmımızın yanında olamadığımızdan bir kısmımızın da belki de yeteri kadara yanında olamadığımızdan dolayı, karınca kararınca vefa borcu ödemek içindi.
Çit Köyü için yola çıkma düşüncesi, Enver Gökçe’nin yaşadığı toprak evi, adına açılan müzeyi ve birçok yerde sözü edilen “Gökçe’ye dirlik vermeyen” köylüleri görme düşüncesi........
