Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Günümüzde, özellikle yaşadığı yöre dışında bir yükseköğretim kurumunu kazanmış öğrenciler için, en önemli sorunlardan biri yurt sorunudur. Bir üniversitede yurt yapılmasından en çok sevinecek kişilerin başında, o üniversitenin öğrencileri gelmektedir. Öğrencilerin bu sevincini aileler ve akademisyenler ile üniversiteyi ayakta tutan idari personel de paylaşmaktadır. Gazetelerden öğrendiğimize göre, Boğaziçi Üniversitesi’nde (BÜ) yurt açılışı törenine öğrenciler, akademisyenler ve idari personel çağrılmamış! Bırakın çağrılmamayı, törenin yapılacağı yerleşkeye öğrencilerin, akademisyenlerin ve personelin bile girişleri yasaklanmış! Bırakın girişleri yasaklamayı yerleşkedeki banka gibi iş yerleri de kapatılmış! Hatta var olan yurtlardaki öğrenciler bile tahliye edilmiş! Bu işte bir tuhaflık yok mu?
BÜ’de açılışı yapılan yurt, Kuzey Yerleşkede yıkılan iki yurdun yerine yapılan yurtmuş. Yani açılışı yapılan yurt Kuzey Yerleşkedeyken, açılış töreni Güney Yerleşkede yapılmış! Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Bu arada törenden bir akşam öncesinden BÜ’nün internet ağı kesilmiş! Kesintiler nedeniyle öğrenciler çevrimiçi derslerde de zorlanmışlar! Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Tören öncesinde, BÜ girişi ve çevresi polis ablukasına alınmış! Yerleşkeye tek bir araç girişine izin verilmeyeceği belirtilmiş! O çevrede otobüsten inenlerle metrodan çıkanların (yerleşkeye girmeleri yasak olsa da) üst araması yapılmış! Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Küçük bir öğrenci grubu, tören sırasında Cumhurbaşkanına karanfil vermiş. Haberlere göre bu grubun içinde paraşütle atanan akademisyenlerin derslerinde asistanlık yapanlar ile AKP Gençlik Kolları üyeleri de varmış! Bu işte bir tuhaflık yok mu?
6 Kasım 1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3. d maddesine göre üniversite, "Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip … bir yükseköğretim kurumudur". Yukarıda özetlenen olayların, bir üniversitede gerçekleşmesinde bir tuhaflık yok mu?
Yerleşkeye BÜ öğrencilerinin, akademisyenlerinin ve personelinin girişi yasaklanmışken, nasıl oluyorsa bir avuç yandaş öğrenci yerleşkeye girebilmiş! Üstelik öğrencilerin yüzde 99’u yerleşke dışında kalmışken, yandaş bir TV kanalı, “Cumhurbaşkanı Erdoğan yurt açılışı için Boğaziçi Üniversitesi’ndeydi. Öğrenciler tarafından karanfillerle karşılandı” diyebiliyor! Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Bu arada Cumhurbaşkanı tören sırasında,
Yandaş öğrencilerle sohbet edip diğerlerini yok saymış!
Üniversitelerin iş dünyası ile kucaklaşmasını istemiş!
Türkiye’ye piyasacı ve gerici ideoloji dayatılıp uygulanırken ve yaklaşık on yıldır üniversite rektörlüklerine bu ideolojiyi benimsemiş kişiler atanırken, BÜ’de kayyım yönetim istemeyenleri, “okulları ideolojilerinin arka bahçesi olarak görmekle” suçlamış!
Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı’na1 övgüler düzmüş!
“Üniversite ve hocalarımızın bir yandan evrensel nitelikte işler yaparken diğer yandan yerleşme hamlelerini2 devam ettirmelerini önemsiyoruz. Boğaziçi Üniversitemizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını3 büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Üniversite yönetimimize Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza4 bir vesile teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak5 tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir” demiş!
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Tören yapılan yerleşkede bir öğrenci Cumhurbaşkanına, “Belki linç kampanyasına maruz kalacağız bazı arkadaşlarımız tarafından ama burada güçlü olan biziz, burada bizim sesimiz çıkıyor” diyerek bir gerçeği dile getirip BÜ’deki durumu özetlemiş. Cumhurbaşkanı ise bu öğrenciye, AKP İstanbul İl Başkanı’nı kastederek, “Hiç onlara kafayı takma, bak arkanda kim var?” demiş! Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Bu olaylardan önce Türkiye Komünist Gençliği, tören yapılan yerleşkedeki bir binaya, “Boğaziçi saltanat sevdalılarına boyun eğmez” pankartını asmış!
Ne dersiniz, Boğaziçi saltanat sevdalılarına boyun eğer mi?
1Melih Bulu BÜ’ye kayyım rektör olarak atandığında, üniversiteden kendisine, biri şimdiki kayyım rektör Naci İnci olmak üzere üç işbirlikçi bulmuştu. Bu işbirlikçilerin öncülüğünde kurulan ve N. İnci’nin başkan olduğu vakıf!
Melih Bulu BÜ’ye kayyım rektör olarak atandığında, üniversiteden kendisine, biri şimdiki kayyım rektör Naci İnci olmak üzere üç işbirlikçi bulmuştu. Bu işbirlikçilerin öncülüğünde kurulan ve N. İnci’nin başkan olduğu vakıf!
3Kayyım yönetimi istemeyen BÜ çoğunluğunun karşı çıktığı uygulamalar.
Kayyım yönetimi istemeyen BÜ çoğunluğunun karşı çıktığı uygulamalar.
5Yerleşik düzene kaşın paraşütle atananlar.
Yerleşik düzene kaşın paraşütle atananlar.
