menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürecin taşlı yolları

46 0
01.08.2026

Önceki “süreç” günlerinde sahneye sürpriz bir starın çıkması beklenirdi adeta. Şimdi makbul olan sükûnet tavsiyesi! 2015’te sol tribünleri coşturmak için tura çıkan kimilerinin, “size ittifak değil iktidar öneriyoruz” dediği rivayet olunur. Bu özgüvenin karşılığının olamayışının nedeni, tam da beklentilerin yüksekliği olmuştu. 

Hatırlayalım; AKP Kürt siyasetinin “barış sürecinin” dalgaları üstünde kazandığı hızdan son derece rahatsızdı. Birincisi, ulusal politik bir hareketin biriktirdiği gücün ayrılıkçılığa tahvil olması çok ciddi bir olasılıktı. İkincisi, böyle bir dönüşüm olacaksa, karar Ankara veya Diyarbakır’da değil Washington’da alınacaktı. Emperyalizm “Kürt kartını” Türkiye’ye de karşı kullanabileceğini saklamadığı gibi, ABD ikâmetli Gülen de çoktan Erdoğan’la çatışmaya girmişti…

Bugün ise bütün aktörler “sürpriz çıkmayacağını” anlatmakla meşgul! On bir yıl önceki atmosfer liberal sol dışında kimseyi ikna etti mi, emin değilim. Ama Bahçeli ayağını gazdan çekeli beri, sükûnet çağrılarının işin esas esprisini öldürdüğü açık. Böyle bir sürecin “endişe etmeyin” diye yürütülmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. Bu bir çaresizlik halidir. 

Sadece muhalif kesimlerin eleştirilerinde değil, ilgili tarafların pazarlıklarında da boş tartışmalar öne çıkıyor. Örneğin 1949 doğumlu yani an itibariyle 77 yaşını doldurmuş, 78’e ilerleyen Abdullah Öcalan’ın yaşamının geri kalanını nasıl geçireceği öyledir. Bundan böyle sıfatının kurucu lider mi, çocuk katili mi, baş müzakereci mi olacağı ilgili taraflar açısından elbette önemsiz değildir, ama sonuç ülkede yaşanan gerçekleri herhangi bir biçimde değiştirmeyecektir. 

Hazırlandığı söylenen yasa taslağının önden İmralı’ya gösterilmesi........

© soL