Türk Futbolunda "Zeytinyağı" Zihniyeti ve Endüstriyel İllüzyon
Türk futbolu, uzun yıllardır saha içi başarılardan ziyade, saha dışındaki yönetimsel krizler, kurumsal körlükler ve sonu gelmez polemiklerle gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Bu durumun en taze ve çarpıcı örneği, Fenerbahçe Başkan Vekili Barış Göktürk’ün daha koltuğuna tam anlamıyla oturmadan, Türk futbolunun gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu gösteren açıklamalarıyla somutlaştı. Kendisinden önceki yöneticilerin, örneğin Mahmut Uslu’nun kameralar karşısında açık yüreklilikle söylediği "Devlet zamanında bize çok yardım etti" ifadesinden bile bihaber, adeta bu işlere "Fransız" kalmış bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Tam da bu yüzdendir ki, bu ülkede futbol ne bir arpa boyu değer kazanıyor ne de kalıcı bir başarı elde edebiliyor. Futbolu yönetenlerin önceliği üretmek, değer yaratmak veya sporu geliştirmek değil; yalnızca günü kurtaracak suni gerilimler üretmektir. Üretmeyenlerin milyarlık borç çıkmazı Sormak gerekiyor; Kulüplerin arkasında devasa fabrikalar mı var? Bacası tüten, istihdam yaratan bir üretim tesisi mi işletiliyor? Hayır. Ortada net bir katma değer üretimi olmamasına........
