Ümit Özçelik yazdı: Yoldaş Nazım..
Nazım Hikmet Ran, yalnızca büyük bir şair değil, aynı zamanda ömrünü halkların özgürlüğüne, emeğin onuruna ve sosyalist bir dünya düşüne adamış bir yoldaştır. Onun yaşamı, kalemle silahı aynı anda kuşanmanın, şiirle mücadeleyi iç içe geçirmenin destanıdır.
Sınıfsal Kökten Evrensel Direnişe
1902 yılında Selanik’te doğan Nazım, imtiyazlı bir ailede dünyaya gelse de yüreği hep halktan yana attı. Emperyalist işgale karşı Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’ya geçtiğinde henüz yirmili yaşlarındaydı. Bu, yalnızca bir coğrafya değişikliği değil; sınıfsal aidiyetin, taraf olmanın ilk büyük adımıydı. Moskova’da Komünist ideolojiyle tanışmasıyla birlikte Nazım, dünya halklarının kurtuluşunu kendi davası olarak benimsedi. Onun için devrim, uzak bir ütopya değil, örgütlü halkların iradesiyle inşa edilecek somut bir gerçeklikti.
Yoldaşlığa Sadakat
Nazım’ın yaşamı boyunca en temel ilkesi yoldaşlığa sadakat oldu. Bu, kuru bir bağlılık değil; dayanışmanın, özverinin ve hesap verilebilir........
