menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vahiy ve İlham

10 0
09.06.2026

Vahyi anlamanın yolu, ilhamı anlamaktan geçer. Vahiy ve ilham, insan kalbinin en büyük mazhariyetlerindendir. Bunlardan vahiy (ıstılahî anlamıyla), peygamberlere mahsus bir haldir. Cenab- Hakk'ın ya doğrudan veya Cebrail isimli melek vasıtasıyla mesajını peygamberine iletmesidir. İlk insan olan Hz. Âdem, aynı zamanda ilk peygamberdir. Son peygamber olan Hz. Muhammed'e (asm) gelinceye kadar, binlerce peygamber vahye muhatap olmuşlardır.

Bediüzzaman, vahiy ve ilham hakikatleriyle ilgili şöyle der:

"Gayet kuvvetli bir tezahüratla vahiylerin hakikati, âlem-i gaybın her tarafında, her zamanda hükmediyor. Kâinatın ve mahlûkatın şehadetlerinden çok kuvvetli bir şehadet-i vücut ve tevhid, Allamu'l-Guyubdan vahiy ve ilham hakikatleriyle geliyor. Kendini ve vücud ve vahdetini yalnız masnu'larının şehadetlerine bırakmıyor. Kendisi, kendine layık bir kelâm-ı ezeli ile konuşuyor."[1]

Kur'an-ı Kerîm, ilâhî vahyin bir eseri olarak, bütün insanlığa gönderilen en son cihanşümul mesajdır. İlham ise, bir takım mana ve fikirlerin gizlice ilka edilmesidir. Bediüzzaman, vahiy ve ilham arasında şu iki temel farka dikkat çeker:

1-İlhamdan çok yüksek olan vahyin ekseri melaike vasıtasıyla ve ilhamın ekseri vasıtasızdır.[2]

Vahiy, bir padişahın başbakan veya valiyle görüşmesi ve emirlerini bildirmesi; ilham ise, aynı padişahın has bir hizmetçisi veya avamdan bir raiyetiyle özel telefonuyla........

© Risale Haber