menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İrtibatlı İrade Gücü-2

3 0
13.06.2026

İnsan bedeni Allah’ın insana dünya hayatı için geçici olarak bağışladığı bir emanettir. İnsan bu emaneti, sahib-ı hakikisi olan Allah’a tevdi edecektir. Cenab-ı Hak Ahzab Suresi’nin 72. Ayetinde şöyle buyurur: “Muhakkak ki, biz emâneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de (onlar) onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular; insan ise onu yükleniverdi.” Bu emanet, insanın enesi, vücudu ve bütün hasseleri ile bağlantılıdır. Bu bağlamda insan vücudu da emanettir ve bu emaneti hor kullanmamakla sorumludur. Bu yüzden, insan kendisini Allah’ın yasakladığı haram şeylerle heder etme hakkına sahip değildir. Mesela içki, uyuşturucu, domuz eti gibi haram yiyecek ve içeceklerle tahrip etme iradesiyle hareket edemez. Böyle yaptığı takdirde, emanete hıyanet etmiş olur ve cezası Cehennemdir. Hatta Ruz-u mahşerde günahkârlar inkâr etseler de, dilleri tutulacak ve vücudun günah işleyen azaları itiraf edecekler. İradesini Allah’ın rızası dışında; yani Allah’tan kopuk bir irade gücünü kullandığı takdirde, hem dünyevî hem de uhrevî hayatını mahvedebilecektir.

Diğer taraftan hikmetli bir şekilde irade gücü aklı yönlendirdiğinde, marifet şuaları parlar. Bu bağlamda insanoğlu aklını üç şekilde kullanır. Bunlar Allah’ın külli iradesiyle irtibatlı “hikmet” ve Allah’ın külli iradesinden kopuk ve nefis hesabına kullanılan “cerbeze” ve “gabavet” unsurlarıdır. Cerbeze; yanlışı doğru gösterecek kadar aldatıcı ve şeytanî bir zekâya sahip olmak, gabavet; kavrayış ve anlayış noksanlığı, hikmet ise faydalı olanları, sebebi Allah’ın emri olanları ve sonucu Allah’ın rızasına matuf olanları en doğru şekilde tercih edip uygulamaktır. Hikmet, manayı harfiyle her şeyi değerlendirmektir. Yani cüz’î iradesini, külli iradeye göre işletmektir. İnsan aklını, fikrini, düşüncelerini Allah’ın külli iradesiyle bağlantılı olarak kullanırsa, kâinatı tefekkür ederek bir saatliğine bir yıllık sevap kazanabilir. Zira kâinattaki her varlığın sebeb-i hikmetini derk eder ve Allah adına onlara değer verir. Ama tabiri caizse, çok affedersiniz, öküzün trene baktığı gibi kâinata bakarsa, o zaman her şeyi manayı ismiyle; yani kendi hesabına ve Allah’ın külli iradesinden kopuk olarak fiillerini icra etmiş olur.

İrade zekâyı da kullanan bir unsurdur. Bir insan güçlü iradeye sahip olup, normal ya da fart derecesindeki yüksek zekâsını kullanarak çok önemli icraatlara ve başarılara imza atabilir. Ancak irade gücü zayıf olan bir insan, yüksek bir zekâ sahibi olsa da, bu zekâsını optimal bir şekilde kullanmayabilir. Bu takdirde zekâ kullanılmayınca, zamanla gerilemeye başlar. Tıpkı işleyen demir paslanmaz; ya da tersi gibi. Bu olgunun tersi de doğrudur. Yani zekâ düzeyi düşük olan bir insan, güçlü bir iradeye ve vizyona sahip olabilir. Bu güçlü irade sahibi ise, hedeflediği nihaî vizyona ulaşmak için düşük de olsa zekâsını optimal; yani en uygun bir şekilde kullanarak nihaî vizyonuna ulaşamasa da çok iyi hedefleri elde edebilir. Bunun çok örnekleri var. Meselâ down sendromlu bir bireyin üniversite bitirdiğine, hafız olduğuna dair medyada haberler mevcuttur. Ancak insan güçlü iradesini, Allah’ın külli iradesi ile irtibatlı kullanmalı ve rızasına mugayir fiiliyattan içtinap etmesi gerekir. Eğer Allah’ın külli iradesinden kopuk bir irade ve zekâ kullanma yanlışına tevessül ederse bir insan, o zaman yapmayacağı kötülük yoktur. Şeytan bile bu tür insanlardan hayret eder bir hale gelebilir. Meselâ bir haberde spiker, “Bunu Şeytan bile akıl edemez,” demişti. Olay şu; bir şahıs camiye bir bağış kumbarası hediye eder. İnsanlar yardım ederler ve para atarlar. Ancak her seferinde kumbara boştur. Sonra tespit edilir ki, kumbarayı bağışlayan şahıs, yedek anahtarla içini her seferinde boşaltıyormuş.

Hafıza ve hayal gücü de irtibatlı irade ile; yani Allah’ın rızası doğrultusunda hareket eden irade ile hayatına yön veren insan gerçek başarıyı elde edecektir. Yani sadece dünyada değil; aynı zamanda ebedi hayatında da başarılı olacaktır. Zira bu iki mücerred (soyut) kavram, insanın iradesini oldukça önemli bir şekilde etkileyen unsurlardır. Şöyle ki, hafıza........

© Risale Haber