menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şeyh Hikmet Aydın ve Nurani Silsile

17 0
20.07.2026

Barış elçiliği, medrese eğitimleri, ilim, irfan... Kısacası Allah rızası dairesinde gayretle geçen mücadele dolu bir hayat. Babamın hem ilk hocası, hem manevi rehberi, ninemle manevi kardeş olması hasebiyle babamın aynı anda dayısı, Siverek Karacadağ Ermeli köyümüzün, daha sonra sırf irşad için Viranşehir’in ve ardından da tüm bölgenin manevi bir lideri, TRT Kürdi vasıtasıyla kitlelere ulaşan bir gönül eri ve bölgenin barış elçisi… Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi’nin hocası Tillolu, soyu Hazreti Abbas’a dayanan Fakirullah Hazretleri’nin torunlarından Şeyh Hikmet Aydın...

Fakirullah Hazretleri’nin torunu Sultan Memduh (K.S.)’nun eşi Xasiye (Hasiye) hanım belli bir yaştan sonra Allah aşkından cezbeye gelir, sesli olarak besteli bir şekilde zikretmeye başlar. Öyle ki artık hazinane sesi her taraftan duyulur. Dinimizde kadının besteli olarak sesinin duyulması erkekler tarafından dinlenmesi caiz olmadığından bu durum başta eşi Sultan Memduh’u, Tillo sakinlerini ve cezbe hali geçtiğinde Xasiye hanımı rahatsız etmektedir. Ondan dolayı eşi Sultan Memduh’a “Bana yüksek bir yerde ve yerleşme yerinden uzakta bir mevki yap ki orada bu şekilde zikrettiğimde kimse rahatsız olmasın ve günaha girmeyeyim” diye ricada bulunur. Sultan Memduh Hazretleri bu tavsiyesini tutar ve ona yüksek bir mevkide bir yer inşa eder. Xasiye hanım artık orada dünyadan elini eteğini çeker ve gece gündüz aşikâr zikrine devam eder. Annem zaman zaman duâ ettiğinde “Ya Rabb tu me bidi xatirê dayka Xasya (Ya Rabb bizi Hasiye annenin hatırına bağışla)” derdi. Ben bu duânın hikmetini Tillo’yu ziyaret edip olayı öğrendiğimde anladım. Onun mezarının da olduğu bu makam, halk arasında Tillo’da duâ mevkisinden de daha rağbetli bir konuma sahiptir.

Ben orada duâ ederken Hasiye annenin kim olduğunu tam olarak öğrenmek için yanımda bulunan Erzurumlu bir abimize sorduğumda dönüp Kürtçe olarak “Biz Kürtler arasında özellikle de Kürt kadınları arasında Xasiye anne meşhurdur, Tê Dayka Xasya ne bihîstiyi? (Sen Hasiye anneyi duymadın mı)” diye sorduğunda jeton düştü.

Tillo’nun gerek dini, gerekse de fen ilimleri alanında olan yeri bir çok kimsenin malumudur. Zamanında Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin hocası Fakirullah Hazretleri için “Hocamın başının ucundan doğmayan güneş güneş değildir” diyerek yaptığı düzenek günümüz bilimini bile hayrette bırakmaktadır. Bilimin asıl gelişmesinin bir sebebi de işte bu tarz vefa duygularının sonucu olduğunu da bu vesileyle bize öğreten bu yapı; Fakirullah Hazretleri vefat ettikten sonra kendisi tarafından yapılır. Bu düzenek ekinos tarihlerinde doğan güneş evvela kabrinin başucunda görünür ve oradan doğar gibi görünmesinin işari bir anlamı da manevi güneş yani hidayet nurları buradan bir çok yere yayılır ve insanları tenvir eder. Bu mananın hak bir mana olduğuna ise herkes gibi bizler de şahidiz.

İlim tahsili için küçüklüğünde bir müddet Tillo’da kalan üstad Bediuzzaman Hazretleri burada tıpkı Seyyid Ahmed-i Xanê Hazretleri’nin kabrinde feyiz aldığı gibi Xasiye Anne kabrinde de o feyizlere mazhar olmuştur. Hayatında meşhur bir hadise olan çorbanın suyunu içip tanelerini karıncalara vermesi olayı yine burada cereyan etmiştir. Risale-i Nur’da bu konu şöyle anlatılmaktadır:

“Eskişehir Mahkemesinde gizli kalmış, resmen zapta geçmemiş ve müdafaatımda dahi yazılmamış bir eski hatırayı ve latîf bir vakıa-i müdafaayı beyan ediyorum.

Orada benden sordular ki:

Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?

Ben de dedim: Eskişehir Mahkeme Reisinden başka daha sizler dünyaya gelmeden, ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayatım ispat eder. Hülâsası şudur ki:

O zaman şimdiki gibi hâlî bir türbe kubbesinde inzivada idim, bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini........

© Risale Haber