Zaman: İp, Şerit ve Elektrik
Tohumları hayalime ektim.
Uzun zamanlar geçti.
Şimdi düşünüyorum:
Ben nereden başladım?
Bu soru insanı geriye değil, içeriye çeviriyor.
Çünkü mazi artık benim için geride kalmış bir hatıra yığını değil.
Mazi, iç içe girmiş bir kitap gibi…
Her sahifesi başka bir âlem, her satırı başka bir zaman.
“Zaman, bir ip, bir şerittir ki; o Sâni’-i Zülcelâl her sene bir başka âlemi ona takıp gösteriyor.” (Sözler, 60)
Maddeden ziyade mânâyı esas almak gerekir. Çünkü mânâyı üreten şey harflerin kendisi değil, dizilişidir. DNA’da olduğu gibi; aynı harfler farklı sıralarda bambaşka neticeler doğurur.
Zaman da böyledir.
Zaman; hadiseleri dizerek okunur hâle getirir.
Bu cihetle zaman, karışıklığı gideren bir nizam gibidir.
Bir iptir; ama rastgele değil.
Üzerine mânâ takılan bir iptir.
Üstadım bu hakikati şöyle ifade eder:
“Bu kâinat öyle bir kitabdır ki, her sahifesi çok kitabları tazammun eder.” (Sözler, 59)
Bir kitap düşünelim: Sayfalar üst üste gelse, satırlar birbirine karışsa, okumak mümkün olur mu?
İşte zaman, yeryüzü sahifesiyle bir bütün hâlinde çalışan, ağacı kelime olarak okutturan bir şerittir.
Tıpkı Üstadımın dediği gibi..."Nasılki bir kitab, bâhusus öyle bir kitab ki; her kelimesi içinde küçük kalemle bir kitab yazılmış, her harfi içinde ince kalem ile muntazam bir kaside yazılmış. Kâtibsiz olmak, son derece muhaldir. Öyle de şu kâinat nakkaşsız olmak, son derece muhal ender muhaldir. Zira bu kâinat öyle bir kitabdır ki, her sahifesi çok kitabları tazammun eder. Hattâ her kelimesi içinde bir kitab vardır. Her bir harfi içinde bir kaside vardır. Yeryüzü bir sahifedir, ne kadar kitab içinde var. Bir ağaç bir kelimedir, ne kadar sahifesi vardır. Bir meyve bir harf; bir çekirdek, bir noktadır. O noktada koca bir ağacın programı, fihristesi var.” (Sözler 59.sh - Risale-i Nur)
Zaman, kitabı okunur kılar.
Bu sebeple hayatın okunur bir kitap olması, bilâkis zamanın varlığını ispat eden bir hakikattir.
Bu hakikatle birlikte artık şunu görüyorum: Her âlemim bir tohum gibi.. Meselâ rüya bir âlemse, hayal onun tohumu olur. Uyku ise o tohumun zemini…
Rüya gibi bir alemde birkaç dakika uzun bir vakit olur, zaman bükülür, hız değişir.
Bu bize şunu gösterir:
Her âlem için zaman ipi farklı hızlarda ve yönlerde çekiliyor.
Lakin ip kopmuyor.
Sadece gerilimi değişiyor.
Zamanın bükülmesi, zamanın bozulması değildir.
Zaman bükülürken kopmaz; yalnızca ölçüsü ve hızı değişir.
Zaman, tek başına işleyen mutlak bir akış değildir.
Zaman; hareketle, enerjiyle, alanlarla (kütle, elektrik, manyetizma) doğrudan........
