İnsan Veriden İbaret Değildir: Dijital Süreçte Hukukun Yeni İmtihanı
İnsan ile ilgili neredeyse her şey giderek daha fazla dijitalleşiyor.
Kim olduğumuz, nerede bulunduğumuz ne satın aldığımız ne okuduğumuz, kimlerle görüştüğümüz, hangi konuda ne düşündüğümüz; hatta bazen neyi tercih etme ihtimalimizin yüksek olduğu bile artık veriye dönüştürülüyor.
Bu durum hayatı kolaylaştırıyor deniyor.
Devlet hizmetleri, sağlıktan eğitime kadar birçok işlem birkaç dakika içinde yapılabiliyor.
Yapay zekâ ise bu büyük veri dünyasını analiz ederek insan hakkında tahminlerde ve değerlendirmelerde bulunabiliyor.
Fakat tam burada hukuk ve insaniyet açısından önemli bir soru ortaya çıkıyor:
İnsan hakkında daha fazla şey bilmek, insanı daha doğru anlamak anlamına gelir mi?
Risale-i Nur’un insan tasavvurundan baktığımızda cevap üzerinde biraz düşünmek gerekiyor.
Çünkü insan yalnızca görünen davranışlarının toplamı değildir.
İnsan Dosyadan ve Veriden Daha Büyüktür ve Daha Kapsamlıdır
Risale-i Nur insanı, kâinat içerisinde sıradan bir unsur olarak değil; akıl, kalp, vicdan, irade ve istidat sahibi, “emanet-i kübrâ”ya muhatap bir varlık olarak ele alır.
Bu yaklaşım hukuk açısından önemlidir.
Çünkü modern dijital sistemlerin doğal eğilimi insanı ölçülebilir olana indirgemektir.
Yaş, gelir, eğitim, adres, geçmiş tercihler, sosyal ilişkiler, dijital hareketler...
Bunların hepsi insan hakkında bilgi verir. Fakat insanın tamamını vermez.
Veremez.
Bir insanın geçmişte yaptığı tercihleri bilebilirsiniz fakat yarın göstereceği iradeyi kesin olarak bilemezsiniz.
An’da ve akıştaki değişimlerini bilemezsiniz.
Davranışlarını sınıflandırabilirsiniz fakat pişmanlığını ölçemezsiniz.
Ekonomik durumunu puanlayabilirsiniz fakat vakarını, içsel devinimlerini, izzetini, onurunu, değişimini rakama çeviremezsiniz.
İşte hukuk ile veri arasındaki fark burada başlar.
Veri insanı tanımlamaya çalışır; adalet ise insanı hakkıyla birlikte görmek zorundadır.
Dijitalleşmenin Unutmayan Hafızası
Geçmiş zamanlarda insanın yaptığı birçok hata zamanın içinde kaybolurdu.
Bugün ise dijital dünya kolay kolay unutmuyor. Unutturmuyor.
On yıl önce yazılmış bir cümle, eski bir fotoğraf,........
