menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÜVENLİK Mİ, ÖZGÜRLÜK MÜ? BİYOMETRİK TAKİPTE HUKUK DUVARI

9 0
30.06.2026

Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırma vaadiyle kapımızı her çaldığında, cebinden bir de "özgürlük bedeli" çıkarıyor. Son yıllarda fabrikalardan plazalara, kamu kurumlarından yerel işletmelere kadar her yerde büyük bir "dijitalleşme ve güvenlik" rüzgârı esiyor. Sabah işe girerken parmak basmak, yüzü ekrana taratmak, hatta göz bebeklerini ya da avuç içini cihaza okutmak artık sıradan bir sabah rutini haline gelmişti. Ancak 2 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de (Sayı: 33268) yayımlanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) 2026/921 sayılı İlke Kararı, iş dünyasında yıllardır süregelen bu alışkanlığı tabiri caizse kökünden sarstı ve karşısına aşılması imkânsız bir hukuk duvarı ördü.

Birçok işveren, "Ama çalışanımın kendi rızası var, form imzalattım, onay aldım" diyerek kendini savunabilir. KVKK tam da bu noktada son derece gerçekçi bir sosyolojik ve hukuki tespitte bulunuyor: İşçi ile işveren arasında yapısal bir güç dengesizliği vardır. Ekmek parasının, maişet kaygısının söz konusu olduğu bir istihdam ilişkisinde, çalışanın önüne konan forma "Hayır, ben yüzümü veya parmak izimi taratmam" demesi ne kadar mümkündür? Kurul’un ilan ettiği ilke kararı bu gri alanı ortadan kaldırdı: Tarafların eşit konumda olmadığı bu tür ilişkilerde, çalışana........

© Pusula Gazetesi