menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şam’da Bir Ud Bekliyordu

17 0
19.09.2026

Şam’da Bir Ud Bekliyordu

Şam’da Bir Ud Bekliyordu

Devrilen Baas rejiminin en karanlık yıllarında bile, birileri, bir gün birilerinin geri döneceğine inanmayı sürdürmüştü. Bir müzik aletinin bir evden çıkıp yıllar sonra aynı ailenin başka bir üyesine ulaşması, başlı başına harika bir şey değil mi?

Suriyeli müzisyen Mustafa Nasri’ye ait yaklaşık yüz yıllık ud, 2013 yılında Şam’da bir antikacının eline geçmişti.

Nasri’nin kızı, Suriye’nin en tanınmış ses sanatçılarından Assala Nasri ise o sırada ülkesinden çoktan uzaklaşmıştı. Çünkü Suriye’de savaş başlamış, Assala da Beşar Esad yönetimine karşı açıkça tavır almış ve Kahire’ye yerleşmişti.

Babasının udu Şam’da kalmış, Assala gitmişti. 

Sonra şehir değişti, ülke değişti, insanlar öldü, milyonlarca insan yerinden edildi, iktidar yıllarca ayakta kaldı ve Assala, memleketine dönemedi. 

Bir insanın memleketinden ayrılması ile memleketine dönememesi arasında büyük bir fark vardır. İlkinde sadece gidersiniz. İkincisinde, dönmek istediğiniz her gün biraz daha uzaklaşırsınız. Assala için ikinci durum yaşandı. 2012’de yayımladığı “Ah, Bu Koltuk Konuşabilseydi” adlı şarkı Suriye ayaklanmasıyla kurduğu ilişkinin simgelerinden biri oldu. Şarkının adı bile dönemin siyasi atmosferini anlatmaya yetiyordu. Bir iktidar koltuğuna konuşma yeteneği verilse, kim bilir neler anlatabilirdi.

Assala’nın yaşadığı baskı Suriye sınırlarında kalmadı. 

2014’te Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’nda gözaltına alındığında Suriye’deki siyasi ayrışmanın sanat dünyasındaki en görünür isimlerinden biri olmuştu. Esad yönetiminin “vatana ihanet” ve muhalif grupları destekleme suçlamalarıyla talep ettiği Interpol arama kaydı nedeniyle gözaltına alındı. Pasaportuna el konuldu. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı. Pasaportu geri verildi. Fakat o birkaç saat, Suriye’de Baas diktası altında bir sanatçı olmakla siyaset arasındaki mesafenin ne kadar daraldığını gösteriyordu. 15 yıl boyunca Şam’a dönememesi de bu hikâyenin en somut sonucuydu.

Sonra Aralık 2024 geldi. Esad yönetiminin devrilmesiyle birlikte Suriye’de yeni bir dönem başladı. Assala için de yıllardır kapalı duran dönüş ihtimali yeniden ortaya çıktı.

Bütün bunlar olurken, Assala’nın babası Mustafa Nasri’nin yüz yıllık udu bir köşede bekliyordu. 

Assala, Şam’a geldikten sonra kentte........

© Perspektif