menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölümsüz üç fidan…

145 0
07.05.2026

Tam 54 yıl öncesiydi...

Yarım yüzyıldan fazla yani... Küçücük bir çocuktum, babam Turgay Zileli, Denizli’nin Buldan İlçesi kaymakamıydı

Türkiye’nin 12 Mart darbesi sonrası büyük çalkantılar yaşadığı, gençlerin dağlarda, sokak ortalarında vurulduğu ya da en iyi ihtimalle hapishanelere tıkıldığı, arananların kızlı-erkekli radyodan ilan edildiği günleri yaşıyorduk...Yalnızca gençler mi; bilim adamları, gazeteciler, sendikacılar, bürokratlar, avukatlar tek tek veya topluca gönderiliyordu zindanlara...

Dönemin simgesi İstanbul Erenköy’deki “Ziverbey Köşkü” idi, şöhreti dört bir yanı sarmıştı:

Kara gözlüklü generallerin gözbebeği bu merkezden geçmeyen kalmamıştı; mesela İlhan Selçuk, bu merkezde gördüğü işkenceleri verdiği ifadenin içine “İşkence altındayım” sözcüklerini “Akrostiş metodu” ile yerleştirerek mahkemede açıklamış, mahkemeyi şoka sürükleyen sözler ortaya çıkınca dava düşmüş, tüm Türkiye gerçeği öğrenmişti!

Akrostiş, şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağı doğru sıralandığında anlamlı bir sözcük meydana getirmesi demekti... Ancak İlhan Ağabey bununla yetinmemiş, eğer yanlış hatırlamıyorsam altıncı sözcüklerin ilk harflerinden itibaren yukarıdan aşağıya o ünlü iki sözcüğü sıralamıştı; böylece keşfedilmesi neredeyse imkansız hale gelmişti!

İşte böylesine akıl dışı ve böylesine vahşi bir süreçten geçiyordu Türkiye... İşte tam da o sıralarda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan yargılandıkları mahkemede idama mahkum oldular... Aslında daha fazla idam vardı ancak çoğu hapse çevrilmiş, yalnızca 3 kurban seçilmişti!..

-Bunun ne anlama geldiğini TBMM’deki “idam oylamasında” anlayacaktık!..

“Üç bizden üç........

© Nefes