Öcalan’ın kör bakışı
Öcalan’ın, Yavuz Selim ile İdris-i Bitlisi ittifakını bugünün Türk-Kürt birlikteliğine tarihsel referans göstermesi tartışma açtı…
Bu tartışma Kürt sosyalist düşüncesinin yabancı olduğu konu değil. -Mesela- Kemal Burkay, “C. Aladağ” imzasıyla 1976’da Özgürlük Yolu’nda Milli Mesele ve Doğu’da Feodalizm-Aşiret çalışmasında o dönemi ele aldı. (Dört gün önce yaşamını yitiren Mehdi Zana o dönem Burkay’ın siyasal çevresindendi.)
Burkay meseleye Öcalan’dan farklı baktı:
Osmanlı merkezi iktidarı ile Kürt feodal beyleri arasındaki çıkar ilişkisini anlattı...
Yavuz ile Şah İsmail arasındaki 1514’teki Çaldıran Savaşı öncesi İdris-i Bitlisi bazı Sünni Kürt beylerini Osmanlı’ya yaklaştırmak için çalıştı.
Kazanılan zaferden sonra bu ilişki genişledi ve bazı Kürt beyleri Osmanlı sarayıyla kalıcı ortaklık kurdu.
Bunun karşılığında Kürt beyleri kendi bölgelerindeki hanedanlıklarını korudu.
Bu ittifakın karşı tarafında ise sadece Safevi devleti yoktu. Anadolu’daki göçebe ve yarı göçebe Türkmenler, Osmanlı’nın onları vergiye bağlama, yerleşik hayata geçirme ve daha sıkı denetleme politikalarıyla çatışıyordu.
Safevilik, merkezi düzenden hoşnutsuz Türkmen-Alevi tabanında güç kazandı.
Yavuz’un Kızılbaşlara yönelik sert tasfiye siyaseti bu sebepler ile oldu.
Bu yüzden 1514 sonrasını salt “Türkler ile Kürtlerin ittifakı” diye anlatmak hayli eksik olur. Osmanlı sarayı ile bazı Kürt beyleri anlaşırken, Kürt ve Türk köylüler bu düzenin dışında kaldı.
Mesele, hamasi halkların kardeşliği sloganı değil, hangi güçlerin iktidar için yan yana geldiğidir.
Öcalan’ın Çaldıran tarihi okumasında Marksist........
