“Kazıklanıyoruz” ve Menülere %50 Zam Kapıda
“Yeni yıl gelince etiketi nasıl değiştireceğiz diye düşünür işletmeciler. Ufak ufak artar rakam, bunun herkes farkında. Bir de tam her şey yolundayken, 4. ay gibi yaz sezonu hazırlığı başlıyor; yani bu işletmeciler için zam heyecanı demektir.”
Bu sözler, 28 yıllık şef ve işletmeci Sebahattin Seven’e ait.
Seven, gıda sektöründe menülerin nasıl değiştiğini, fiyatların neye göre hesaplandığını açık açık anlattı.
Ve kötü haberi verdi.
“4. ayda yani Nisan’da en az zam gelecek. Krizler çözülmezse P zam da kaçınılmaz.”
Yemek İçin Kredi mi Çekelim?
Bugün Türkiye’nin birçok şehrinde dışarıda yemek yemek ciddi bir bütçe gerektiriyor.
Ortalama rakamlar bile tabloyu anlatmaya yetiyor:
Bir çorba 150 TL’den başlayıp 600–700 TL’ye kadar çıkabiliyor.
Et yemekleri ortalama 700–1.000 TL, sebze yemekleri ise porsiyon başına 350–500 TL arasından satılıyor.
Bir porsiyon sütlü tatlı 300–500 TL arasında satılabiliyor.
İçecekler ise ortalama 200 TL civarında.
Yani bir kişi; çorba, ara sıcak, ana yemek, tatlı ve içecek dahil ortalama 2.000 TL hesap buluyor önünde.
Ve elbette menüdeki rakamlar kente, semte, mekana, konsepte göre değişiyor, mesela Boğaz’da 5.000–8.000 TL ödemeden masadan kalkılamıyor.
“Fırsatçılık Bilinçli Yapılıyor, 5 Kat Kâr Edenler Var”
Bunu zaten hepimiz biliyoruz.
Evet, gıda sektöründe maliyetlerin arttığı bir gerçek.
Ama tek mesele o değil…
Sebahattin Seven – Şef ve işletmeci:
“İşçilik, maaş, kira, genel gider… Menüdeki fiyatı doğrudan etkiliyor. Bu zamlar hem doğal olarak geliyor hem de sıkıntılı süreçlerden geçerken fırsata çevirenler oluyor. Bilinçli yapılan fırsatçılık başrolde. Maliyetinin 4-5 katı fiyat........
