menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayırdır Çocuklar!

63 0
23.06.2026

2002'nin haziranında, okul sırasındaki çocuklar, bugün kendi çocuklarına "babanız da bir zamanlar bu takımı sevmişti" diye anlatacak yaşa geldi. Sonra bu 24 yılın, iki maçta nasıl buharlaştığını da yanına ekleyin. İşte göğse oturan taşın adı bu. Bekleyiş.

Veda etmek başka, böyle veda etmek başka. Sıfır gol, sıfır puan, sıfır umut. Hatta sıfır mahcubiyet. Asıl yürek yakan da bu sonuncusu zaten.

Futbol bu, kazanan da var kaybeden de. Anlayamadığım, hayal kırıklığı sonrası yüreğimize su serpmesi gerekenlerin millete akıl vermesi. 'Bizim Çocuklar denince iyi, 'Hayırdır Çocuklar?' denilince kötü. Ne ala memleket.

"Bu takım 24 yıl sonra Dünya Kupası'na götürdü ya, gerisi teferruat." İyi de o Kaf Dağı'na siz kendiniz çıktınız, inmesini de yine kendiniz bileceksiniz.

'Bizim çocuklar' götürmeseydi 'başka çocuklar' götürürdü bizi o turnuvaya. Ülkenin futbol birikimi bir kişiye, bir kadroya zimmetli değil. Katılmak bir başarıysa, katılıp da hiçbir iz bırakmadan dönmek nedir, onu söyleyen yok.

Bu kafilenin sahaya çıkarken kaybettiği şey yetenek değil, ufuktu.

Bir futbolcunun Dünya Kupası sahnesini kariyerinin zirvesi değil de bir milliyetçilik gösterisinin dekoru gibi görmesi, modern futbolda geçerliliğini yitiren bir durum. Hamasetle beslenen kas yorulmaz, çünkü hiç koşmaz.

Şunu da peşinen kabul edeyim, haklı oldukları bir nokta var. Evet, bu oyuncular kulüplerinde para eden adamlar. Avrupa'nın iyi liglerinde forma giyiyorlar, fena da oynamıyorlar.

Ama mesele hiçbir zaman yetenek meselesi olmadı. Mesele, 11 adamın aynı anda aynı şeyi istemeyişiydi. Bireysel kalitenin toplama dönüşmediği yerde skor tabelası acımaz.

Montella'ya gelince. Günahın büyüğü onun. Ama suçu tek başına onun sırtına yıkmak, kolaycılığın ta kendisi.

EURO 2024'ten bu........

© Nefes