menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlkokul karnelerimiz

22 0
18.04.2026

Dün Beyoğlu’nda avarece dolaşırken, ara sokaklardan birindeki küçük bir hanın kapısına asılmış ”Efemera Sergisi” ilanı dikkatimi çekti. Girdim. Sararmış fotoğrafların, kenarları zımbalanmış soluk yeşil TCDD biletlerinin, üzerinde “ödenmiştir” damgası bulunan “Terkos Şehir Suyu” faturalarının, sonradan renklendirilmiş Boğaziçi fotografilerinin basılı olduğu kartpostalların, Bafra, Yeni Harman, Sipahi ve Gelincik sigarası kutularının, içlerinde gencecik bir Ajda Pekkan fotoğrafının da yer aldığı eski kırk beşlik plakların sıra sıra dizildiği loş ışıklı sergiyi dolaşmaya başladım.

Duvarlardaki eski film afişlerine baktım. Clark Gable bıyıklı Ayhan Işık, üzerinde bir “Otobüs Şoförü” üniforması, güzelim gözlerini mahcupça yere eğmiş Türkan Şoray’a bakıyordu. Sararmış ve buruşmuş afişte Salih Tozan, muzipçe gülümsüyordu…

“Garbi Şimendifer Kumpanyası Eshamı”, “Konya Çiftçi ve Ziraatçı Birliği Tahvili” gibi adlar taşıyan değerli kağıtların sıralandığı “Menkul Kıymetler Galerisi”ni de gezdim. Bir zamanlar renkleri ateş kırmızısı, çimen yeşili olan, şimdi ise mahzun bir sararmayla boynu bükük duran değerli kağıtlara şöyle bir göz attım.

Döndüm. Çıkış kapısına yakın bir yerlerdeki “Karneler” yazısını görünceye kadar yürüdüm. “Karneler” sözcüğü, çocukluğumu, ilkokul yıllarımı aklıma getirmişti. Küçük masalar üzerinde sergilenen karnelere baktım. Uçları kıvrılmış, renk renk okul karnelerini inceledim.

Üzerlerinde “Milli Maarif Vekaleti, İlkokul........

© Muhalif