Bir Yılın Ardından 19 Mart
19 Mart, muhtemelen adını bugünden koyamayacağımız bir “dönemin” kırılma noktası olarak siyasi tarihimizde yerini alacak. O gün gerçekleştirilen operasyonların ve İstanbul Üniversitesi’ndeki bariyerin yıkılması görüntülerinin ardından iyice genişleyen öğrenci protestoları da sanıyorum, zaman içerisinde Türkiye’deki gençlik hareketlenmeleri içerisinde kendince bir değer bulacaktır.
19 Mart’ın üzerine bir seneyi devirdik. Peki 19 Mart’a bugünden bakmak bize ne hissettiriyor ya da ne hissettirmeli? Geçen yılın ardından 19 Mart, ülkenin siyasi konjonktüründe neyi değiştirdi? O gün geleceğe dair hissettiğimiz korkular ve endişeler hala geçerli mi yoksa Türkiye, sandığımızdan başka bir yere doğru savrulmaya mı başladı?
19 Mart’ın iktidar ve kısmen de muhalefet açısından en büyük sürprizi, Gezi’den beri birtakım hareketlenmeler dışında mobilize olamayan gençlerin; bir anda meydanlara akın etmesiydi. Homojen bir gençlik grubundan ziyade, çoğunluğu üniversiteli farklı profillerden öğrenci gruplarının, eylemlerin lokomotif unsuru olması ve inisiyatif alarak sürdürülebilir protestolar tertiplemeye çalışması, bence o günlerin en umut verici gelişmesiydi.
Öte yandan iktidar, muhtemelen öngörmediği bu çıktıyı biraz panik biraz da sertlikle bastırmaya çalıştı. İlk günlerdeki kontrolsüz polis müdahaleleri, gözaltılar ve tutuklamaların ardından oldukça hayati bir girişimde bulunuldu; protestoları düzenleyen, üniversiteler arasında iletişim kurarak eylemlerdeki birliği sağlamaya çalışan öğrenciler şafak operasyonlarıyla hedef alındı.
Bu süreçte öğrenciler, ilk günlerde çıkardıkları enerjinin ana muhalefet tarafından -bekledikleri ölçüde- sahiplenilmediğini veya anlaşılmadığını hissetti. Büyük şehirlerde kendi inisiyatifleriyle Cumhuriyet Halk Partisi’nden bağımsız kortejler düzenlediler, boykot kampanyaları ilan ettiler ve kampüslerde çeşitli eylem biçimleri geliştirdiler. Ancak bu hareketin merkezi bir yapıya kavuşamaması, ilk günlerdeki heyecanın zamanla sönümlenmesi, hukuki temeli tartışmalı tutuklamalar ve CHP örgütünün bu hareketin potansiyelini yeterince kavrayamaması nedeniyle süreç giderek zayıfladı. Nisan ortasına kadar........
