menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BÜYÜK HABERİN SORUSU

21 0
03.07.2026

Adını “haber” anlamına gelen ve ikinci âyette geçen “nebe” kelimesinden alan “Nebe Sûresi”[1], Kur’ân’ın resmî dizilişine göre 78, iniş sırasına göre ise 80. sırada yer almaktadır.[2] Mekkî bir sûredir ve 40 âyetten meydana gelmiştir. Sûrede üzerinde durulan temel konular; kıyâmet, diriliş, evrenin yaratılışı, hesap/hüküm günü, cennet/cehennem ve buradaki karşılıklar, melekler, kısaca âhiret sahneleridir. Nebe, “önemli/hayati haber” demektir ve özellikle bu haber Hz. Peygamber aracılığı ile insânlığa ulaştırılan haberdir. Zaten peygamber anlamında kullanılan “Nebî” kelimesi de “haber getiren/taşıyan” anlamına gelmektedir. Haberi bir peygamber getiriyorsa ve üstelik bu peygamber son peygamberse, kuşkusuz O’nun getirdiği haber insânlık için en önemli/büyük/hayatî haberdir.

Bu haberin bir adı da Kur’ân yâni ilâhî vahiy/bilgidir. İlâhî vahyin/çağrının taşıdığı en önemli/büyük haber de kıyâmetle birlikte başlayacak olan âhiret hayatıdır. Âhirete/hesap gününe îman, İslâm’ın en temel ilkesidir. Eğer böyle bir inanış yoksa yeryüzünde helâl/haram’ın veyâ hayr/şerr’in ne anlamı olur? Sonunda hesabın olmadığı her eylem/amel yapanın yanına kâr kalacak, hesap verme endişesi/korkusu taşımayan insân yeryüzünde başına buyruk her türlü kötülüğü işlemekten kaçınmayacaktır.

İşte Hz. Peygamber ve getirdiği haber Mekke müşriklerinin kendi aralarında konuştuğu/tartıştığı öyle bir noktaya gelmiş olacak ki, Nebe/1. âyet bu konuyla başlamaktadır: “Birbirlerine [bu kadar sık] neyi soruyorlar?”[3] Âyette dikkat edilirse sorulan şeyden bahsedilmemekte ve kapalı geçilmektedir. Bu kalıp, konuşulan şeyin önemi ortaya koyan bir anlatım yöntemidir. Başka bir ifâdeyle “bunlar hangi büyük meseleyi konuşuyorlar?” demektir. Bir başka yaklaşımsa bu soruyu soranların niyetleriyle/maksatlarıyla........

© Mir'at Haber