menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP’NİN GÜNAH GALERİSİ

46 0
17.03.2026

CHP’NİN GÜNAH GALERİSİ

Bu günlerde asrın soyguncusu, utanmaz, kaşarlı hırsız CHP’nin azledilmiş İBB eski başkanı Ekrem İbanoğlu’nun Silivri’de görülmekte olan mahkemede yaptığı şovlar gündemde. İddiaları çürüteceğine Lafonten Masalları anlatarak palyaçoluk yapma peşinde… Bunlar suç işlerler ama o suçu kabullenmezler. Haklılıklarını savunurlar. Tarihte yapmış oldukları cinayetleri ve Müslümanlara yaptıkları baskıyı “O günün şartlarında gereken yapılmıştır” diyerek savundukları gibi… Benim de içimden onların günah galerisine göz atmak geldi. Çünkü Nuh Albayrak’ın ifadesiyle: “Din düşmanlığının kalıcı ve kurumsal hali” olan CHP’nin zulmünü bu millete sıkça hatırlatıp unutturmamak lazım.

İslam düşmanlığı; belli bir ekolün mensuplarının genlerine kadar işlerse, artık o, onlarda karakter haline gelmiştir. Tedavisi ve telafisi çok zor olan müzmin bir hastalık halinde varlığını sürdürür. Selanik’te peydahlanan ve Jön Türklerden oluşan İttihat ve Terakki hareketinin kuruluş amacı, Osmanlının sonunu getirmek ve başta Hilafet olmak üzere ne kadar İslamî değer ve kurum varsa hepsini sosyal ve siyasi hayattan söküp atmaktır. Kısaca İslam’ı, düşman ilan edip ona savaş açmaktır. Kendi değerlerine düşman, düşmanın değerlerine hayran bir nesil yetiştirmektir.

CHP’nin gelişim seyrine baktığınız zaman, bizi “BİZ” olmaktan çıkararak mandacı bir kafayla yurdumuzu, başta İngilizler olmak üzere Batının eyaleti haline getirmektir. Bu konuda o kadar alçaldılar ki, yeni atanan İngiliz büyükelçisi Gerald Lowther’in arabasındaki atları sökerek kendilerini bağlayıp Sirkeci’den elçilik binasına kadar çekip götürmüşlerdir.

İşte bu güruh Merhum Abdülhamit Han’ı tahttan indirerek emellerinin en önemlilerini gerçekleştirmişlerdi. İslam düşmanlığı ve değerleriyle savaş süreci hızla işletilmiş ve cumhuriyet döneminde de bu işi CHP devam ettirmiştir. Çünkü CHP, bir İttihat ve Terakki bakiyesidir ve onun amansız takipçisidir.

İşte bu cumhuriyetin tosuncukları, Şeriatçı mebuslardan oluşan Birinci Meclisi alicengiz oyunlarıyla feshederek seçime gidip, ağırlıklı olarak laik düşünceli sekülerlerden/ittihatçılardan oluşan ikinci meclisi oluşturunca, sinsi planlarının önündeki engeli kaldırmanın sevinciyle kolları sıvayıp “Gökten gelen kurallarla idare edilmekten” kurtulmak(!) için cumhuriyet devrimlerini birer birer devreye sokmuşlardır. Bunları gerçekleştirmenin önünde en büyük engelleri de, şeriatçı hocalar ve onları yetiştiren medreselerdi. Öyleyse bunların kapatılması gerekiyordu ve hocaların da birer bahane bulunarak ipte sallandırılması........

© Mir'at Haber