MACARİSTAN’DA YENİ DÖNEM
MACARİSTAN’DA YENİ DÖNEM VE TÜRKİYE’YE OLASI ETKİLERİ
Maracistan’da gerçekleştirilen seçimlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın ve İsrail’in açıktan desteklediği Viktor Orban seçimleri kaybetti. Macaristan seçimlerini muhalefetin adayı Peter Magyar kazandı. Bu yeni dönemin Macaristan’ın Batıyla daha yakın ilişkiler kuracağı bir dönem olması bekleniyor. Zira, Magyar, Orban’dan farklı olarak daha çok Avrupa’ya yakın bir isim.
Magyar’ın seçimleri kazanması Macaristan ile Türkiye ilişkilerinde de yeni bir dönemin başlayacağına bir işaret. Zira, Viktor Orban ile Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakınlık, yalnızca diplomatik bir ilişki değil; belirli ölçüde ortak bir yönetim anlayışı ve siyasal dil üzerinden şekillenmiş bir paralellikti.
Erdoğan ve Orban, uzun süreli iktidarlarını güçlü liderlik anlatısı üzerine inşa ettiler. Siyasal meşruiyetlerini sadece seçim kazanma üzerinden değil, aynı zamanda “milletin gerçek temsilcisi” oldukları iddiasıyla pekiştirdiler. Bu yaklaşım, klasik liberal demokrasi anlayışından farklı olarak çoğunluk iradesini merkeze alan bir yönetim pratiğini beraberinde getirdi.
Devlet ile siyasal iktidar arasındaki sınırların esnemesi de bu ortaklığın önemli bir boyutuydu. Medya, yargı ve bürokrasi üzerinde artan merkezi kontrol, hem Macaristan hem de Türkiye örneğinde uluslararası camiada dikkat çekti. Bu durum uluslararası alanda demokratik standartlar ve hukuk devleti ilkeleri üzerinden zaman zaman eleştirileri beraberinde getirirken, bu model iç politikada daha güçlü ve hızlı karar alabilen bir yönetim modeli olarak öne çıktı.
Dış politikada da iki liderin benzerliği söz konusuydu. Her iki ülkede de Avrupa Birliği ile ilişkilerde zaman zaman gerilimli, zaman zaman iş birliğine açık bir çizgi izlenirken; Rusya gibi alternatif güç........
