N’OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ?
N’OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ?
Fon krizini biliyorsunuz. En acı vereni ne, biliyor musunuz? Fon tartışması Diyanet’in kapısına da dayandı. Türkiye Diyanet Vakfı’nın parasını bir “katılım fonu”na yatırdığı ortaya çıktı. SPK’nın 28 Ağustos’ta getirdiği şeffaflık kuralı gereği bir fonda yüzde 30’dan fazla payı olanların adı açıklanmaya başlayınca görüldü ki Vakıf, Aktif Portföy Para Piyasası Katılım Fonu’nun (TLK) yüzde 59,65’ine sahip; fonun yarısından fazlası onun. Payının değeri yaklaşık 2,18 milyar lira. Aktif Portföy, Aktif Bank’ın iştiraki; Aktif Bank da Çalık Holding bünyesinde. Hemen söyleyeyim: Bu fon, SPK’nın tasfiyeye aldığı fonlardan değil; para batmış değil. Mesele o değil. Vakıf, bu paranın hangi gelirden geldiğini açıklamadı. Cuma keselerinden mi, zekâttan, fitreden mi, kira ve işletme gelirinden mi, bilmiyoruz. Bildiğimiz şu: Diyanet’in kendi Din İşleri Yüksek Kurulu 2022’de “zekât malı, hak sahiplerine ulaştırılmadan önce nemalandırılamaz” diye fetva vermiş. Fon, parayı kira sertifikaları ve katılma hesaplarında değerlendiriyor olabilir; bu işlemde faiz/riba söz konusu olmayabilir. Yine de bu durum can sıkıcıdır. O zaman Vakıf niye bir katılım bankası kurup diğer bütün dinî vakıfların, zekât toplayan insani yardım örgütlerinin kasalarını orada toplamaz? Bakın, bu dinî, ahlaki ve hukuki bir zorunluluk. Faizle çalışan bir bankanın çatısı altında bu işler yapılmaz; her zaman şaibe olur. Benim çözümüm belli: İş Bankası’na hilafet bütçesinden aktarılan paralarla, Diyanet ve Vakıflar’ın gözetiminde, Türkiye’deki bütün dinî vakıfların, hatta İslam ülkelerindeki dinî kuruluşların katılımına açık, uluslararası bir katılım bankası kurulsun ve bu işler orada yürütülsün. Faizli bankaların içinde sığıntı bir fon Diyanet’e yakışmıyor.
İslami açıdan bir diğer üzücü durum, yine faizden/ribadan kaçış adresi olarak görülen bir başka yapıda yaşandı. Katılımevim, BDDK lisanslı bir tasarruf finansman şirketi; büyük ortağı Pusula Finans Holding. Aynı holdingin bankası İktisat Katılım Bankası, BDDK’nın 26 Şubat 2026 tarihli kararıyla faaliyet izni aldı; karar 4 Mart’ta Resmî Gazete’de çıktı. Yani “faizsiz banka” ruhsatı daha altı ay önce verilmişti. Sonra ne oldu? 9 Eylül’de Tera Grubu, Pusula’nın şirketlerini devralmak için görüşmelere başladığını açıkladı; 13 Eylül’de Serdar Turhan ile Ahmet Özcan, Pusula Finans Holding yönetim kurulundan istifa etti; bir hafta sonra Tera’nın kendi fonları temerrüde düştü. 17 Eylül’de bu kez kamu bankası Emlak Katılım, Katılımevim ve Birevim’i satın almak için görüşmelere başladığını KAP’a bildirdi. Aynı gün SPK’nın denetim raporu Katılımevim (KTLEV) payında “piyasa dolandırıcılığı” yapıldığını tespit etti. 22 Eylül sabahı bu dosyadan 25 şüpheli hakkında işlem başlatıldı; 15’i gözaltına alındı, 10’u aranıyor. Yöneticilerin, eşlerinin ve birinci derece yakınlarının mal varlıkları donduruldu.
Bakın, daha 14 Mart 2026’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Bingöl Valisi Cahit Çelik, AK Parti Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata ile Belediye Başkanı Erdal Arıkan, hepsi Bingöl’deydi: Pusula Holding’in patronu Serdar Turhan’ın yaptırıp hibe ettiği Yaşar Turhan Anadolu Lisesi açılıyor, “Serdar Turhan Kampüsü Çocuk Evleri Sitesi”nin temeli atılıyordu. Ramazan’ın içi; iki gün sonra Kadir Gecesi. İnsanlar oruçlu. Açılış Ramazan’a denk getirilmiş. Google’a “Bingöl’de Yaşar Turhan Anadolu Lisesi’nin açılışı” yazın, yanına “AK Parti” ekleyin; bakalım ne göreceksiniz? Haber ve fotoğraflar AK Parti’nin sitesinde duruyor. Şimdi bu ahval ve şerait altında bu millet kime güvensin? Devletin en üst seviyede itibar verdiği bir holdinge hangi bürokrat “hayır” diyebilir?
Dahası var. Diyanet eski Başkanı Mehmet Görmez’in basın müşavirliğini yapmış bir kişi daha sonra Tera Yatırım yönetim kurulu üyesi olarak 20 Eylül’de gözaltına alınmış. Pusula Holding’in özel jetiyle umreye gidenler arasında Diyanet’in emekli başkanlık vaizi Cemal Vanlıoğlu ile Cübbeli Ahmet Hoca’nın damadı olduğu belirtilen Esat Palazoğlu’nun bulunduğu yazıldı; Vanlıoğlu, o jetle umreye gittiğini doğruladı. Cemaatlerden sonra Diyanet’in adı da bu dosyaların kenarında anılır oldu.
Bakın hele siz. Eylül’de patlak veren fon soruşturmasında Pusula, pusulayı şaşırmış olmalı ki MASAK raporuna göre Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın hesabından 1 Eylül’de İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası’ndaki bir hesaba 25 milyon euro (o günkü kurla yaklaşık 2 milyar 889 milyon lira), Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın hesabından da 24 Ağustos’ta aynı bankaya 15 milyon dolar (yaklaşık 1 milyar 198 milyon lira) gönderilmiş. İkisinin toplamı 4 milyar lirayı geçiyor. Bu hareketler, fonların iade ödemelerinde temerrüde düştüğü 15-16 Eylül’den önce yapılmış. Yarız’ın 26 Mayıs’ta “Loretta” adlı süper yatı 14,5 milyon........
