menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1448 ‘MUHARREM’İNİN İLK CUMASI

131 0
yesterday

1448 ‘MUHARREM’İNİN İLK CUMASI

Bugün Muharrem’in ilk cuması, 3 Muharrem. Hicretin 1448. yılı ve haram ayların ilki.

İslam geleneğinde Muharrem’in ilk 10 günü oruçla geçirilir. Bu ay, insanlık tarihinde birçok önemli olayın gerçekleştiği bir aydır.

Hicret olayı, Müslümanların Mekke’den Medine’ye göçünün yıl dönümüdür. Kur’an-ı Kerim, Mekki ve Medeni ayetlerden oluşur. Mekke’de Hılful Fudul, bir erdem ve ahlak okulu olarak İslam’a geçişin kapısıdır. Hicretle birlikte Yesrib, ilk toplum sözleşmesi ile farklı dini ve etnik topluluklara mensup insanların barış içinde bir arada yaşama iradesini ortaya koydukları bir merkez haline gelmiştir. Yeni bir medeniyet bu topraklarda hayat bulur. Yesrib, Medine-i Münevvere olur. Müslümanlar daha sonra yeniden Mekke’ye dönerler, Kâbe putlardan temizlenir ve Mekke-i Mükerreme olur. Artık ufukta Kudüs vardır. Kudüs’e giden yol, İsra mucizesinden geçer. Risalet’in 11. yılında, hicretten 1,5 yıl önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleşmişti İsra olayı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicreti ise risaletin 13. yılında gerçekleşmişti. Hicri Takvim, Hicret olayı başlangıç kabul edilerek Hz. Ömer döneminde tanzim edildi ve o gün takvimin 1. ayının 1. günü kabul edildi. Miladi takvime göre Hicret, 622 yılının Eylül ayında gerçekleşti. Başlangıç günü ise Kuba Mescidi’nin yapılacağı yere geldiği gün kabul edildi ve bunun hatırası olarak oraya Kuba Mescidi inşa edildi.

İsra ile Hicret birlikte düşünüldüğünde, Mekke’den başlayan yolculuk Medine üzerinden devam etmektedir. Hedefte Kudüs vardır ve bu, Hz. Ömer döneminde gerçekleşmiştir.

İslam Medeniyetinin üç sacayağından ilki Hılful Fudul, ikincisi Medine Sözleşmesi, üçüncüsü ise Kudüs’te Hz. Ömer döneminde imzalanan Kudüs Emanetnamesi/Beyannamesi olacaktır. Yeni hedef Bizans, daha doğrusu İstanbul ve Ayasofya olacaktır. Şam ve Kudüs Müslümanların kontrolüne girince, hedef İstanbul olunca, duaya açılan kollar gibi sağ kanattan o günkü İran, sol koldan Müslümanlar Mısır’a doğru sınırlarını genişleteceklerdir.

Bilmem bilir misiniz, Ayasofya’dan kıbleye döndüğünüzde aynı zamanda Mescid-i Aksa’ya, ilk kıblemize de dönmüş olursunuz. Yani Ayasofya kıbleteyn noktasıdır. Zaten Ayasofya, Mescid-i Aksa‘ya nazire olarak yapılmıştı. Mescid-i Aksa, Museviler ve İseviler için tarihi bir mirastır. Çünkü onlara göre Hz. Davud da, Hz. Süleyman da peygamber değil, İsrail birliğini sağlayan dindar birer kraldırlar. Oysa onlar bizim için birer peygamber, Zebur ise ilahi bir kitaptır. Süleyman Mabedi bizim ilk kıblemizdir.

Ayasofya, antik zamanlardan beri, hatta 1960’a kadar dünyanın sıfır noktası olarak kabul........

© Mir'at Haber