Dizilerde Cinsiyetsizleştirme propagandası
Emperyalist zihniyet, etkisi altına aldığı toplumların inancına, hukukuna, ahlâkına, sanat ve edebiyatına müdahale eder; yerine kendi sapkın değerlerini ihraç eder. Dine ve fıtrata müdahale, feminizm, eşcinsellik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsiyetsizleştirme projeleri, gerek medya iletişim araçlarıyla gerekse sinema, tiyatro ve dizi gibi sanatsal faaliyetlerle empoze edilmekte, bunun için de sömürülen ülkelerdeki yerli taşeronlar kullanılmaktadır.
Sinema, tiyatro ve tv dizilerinde eşcinselliği özendirici sahnelerin varlığındaki artış bile tek başına ahlâkî dejenerasyonun sanat yoluyla topluma enjekte etme çabasını göstermektedir. Emperyalistlerin, taşeronları vasıtasıyla “inançtan hukuk sistemine, sanattan edebiyata” kadar birçok alanda dayattığı emperyalist projelerle mücadele, hem devletlerin hem de fertlerin en önemli önceliği olmalıdır.
Halid Refik, Batı’dan gelen sinemanın Osmanlı’da meydana getirdiği tahribat hakkında, “Halkın en büyük düşmanı: Sinema. Sinema ahlâksızlığın hocası. Öyle bir hoca ki talebesine derslerini şetaret ve şaklabanlıklarla zahmetsiz, eziyetsiz öğretiyor” derken ne kadar haklıymış.
Halid Refik’in o günlerde yakındığı sinema, yıllar sonra televizyonlardaki film ve dizilerle farklı bir formatta her eve girmiş; çocuğundan gencine, ortayaşlıdan ihtiyarına kadar kitleleri ifsâd etmektedir.
“Aşk-ı Memnu” dizisiyle amcasının karısını ayartan Behlül karakteri sempatik gösterilirken, “Yabancı Damat” dizisiyle Yunan Hristiyan bir gençle Müslüman Türk kızının evlenmesi meşrulaştırılmış, “Binbir Gece” dizisiyle kadının, çocuğunun tedavisi için iş adamıyla bir gece geçirmesi topluma dramatize edilerek izleyiciye sunulmuştur.
Geldiğimiz noktada “Güller ve Günahlar” dizisinde kardeşinin karısıyla yatan abi figürü, “Uzak Şehir” dizisinde abisinin karısına âşık olan kardeş, “Sevdiğim Sensin” dizisinde iki büyük ailenin babasının resmi karılarıyla, sevgili oldukları kadınlar farklı. Çocukların bir kısmı resmi nikâhlı karılarından, bir kısmı eski sevgililerinden. “Yeraltı” dizisinde Bozo karakterinin karısının eski sevgilisi, yakın arkadaşı Haydar Ali. Onun evlendiği Sultan’ın çocukluk aşkı Rüzgar; Bozo’nun eski sevgilisi Derya’dan çocuğu olduğu ortaya çıkıyor. Sabah programları gibi kimin eli kimin cebinde belli değil.
Yücel Çakmaklı ile başlayan “Milli Sinema” ve sonrasında Diriliş Ertuğrul, Payitaht Abdülhamit gibi yapıtlarla dinî ve millî değerlere eğilen dizilerin varlığından söz etsek de genel olarak dizilerde........
