menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dere yataklarına beton, yeşil alanlara bina! İstanbul bunun bedelini mi ödüyor?

7 0
16.10.2026

İstanbul üç gündür aşırı yağıştan kaynaklanan sel felaketiyle boğuşuyor.

Allah hayatını kaybeden insanlarımıza rahmet eylesin. Temennimiz kayıpların bir an önce sağ salim bulunması ve hastanede tedavisi devam edenlerin şifa bulmasıdır.

Aynı zamanda varsa yanlışları bulup ortaya çıkaracak ve tekrar etmesini engelleyecek bir anlayışı da hakim kılmak zorunda olduğumuzu bilmeliyiz.

İstanbul’da yaşanan sel felaketi ve ortaya çıkan görüntüler, hepimizin üzerinde ciddi ciddi düşünmesi gereken bir gerçeği bir kez daha gündeme getirdi.

Milyonlarca insanın yaşadığı, Türkiye’nin ekonomik kalbi olan İstanbul, şiddetli yağışlar karşısında büyük sorunlarla karşılaşabiliyor.

Yollar göle dönüyor, araçlar ilerleyemiyor, ulaşım aksıyor, vatandaşlar çaresiz kalıyor.

Peki, bütün bunların sorumlusu yalnızca yağan yağmur mu?

Yağmur Allah’ın rahmetidir. Ancak dere yataklarına yapılan binalar, betonla kaplanan topraklar, yok edilen yeşil alanlar ve plansız şehirleşme insanların tercihidir.

Asıl konuşmamız gereken de budur!

Dere yataklarını kim yapılaşmaya açtı?

Yıllardır dere yataklarına yapılan binaları, imar değişikliklerini, kaçak yapılaşmayı ve sonradan çıkarılan imar aflarını konuşuyoruz.

Dere yatağına bina yapılmasına kim izin verdi?

Kaçak yapılar nasıl yükseldi?

Bu yapılara elektrik, su ve diğer altyapı hizmetleri hangi şartlarda götürüldü?

İmar planları hazırlanırken bilim insanlarının uyarıları ne ölçüde dikkate alındı?

Bunlar cevapsız bırakılabilecek sorular değildir.

Çünkü dere yatağının üzerine bina diktiğinizde, suyun doğal akışını engellediğinizde, yağmur yağdığı zaman suyun gidecek başka bir yer bulmasını bekleyemezsiniz.

Peki, İstanbul’da yeşil alan bırakmadığımızın farkında mıyız?

Bir zamanlar toprağın yağmur suyunu emebildiği alanlarda bugün betonlar yükseliyor.

Her boş araziye yeni bir bina, her uygun görülen yere yeni bir site, alışveriş merkezi veya rezidans yapılması gündeme geliyor.

Oysa yeşil alan yalnızca insanların gezip dinleneceği bir yer değildir.

Toprak, yağmur suyunu emen doğal bir koruyucudur.

Siz toprağı betonla kaplarsanız, suyu yer altına geçiremezsiniz.

Sonra da yağmur yağdığında neden yolların göle döndüğünü tartışırsınız!

Bir........

© Milli Gazete