Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 218
‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…
Bugünkü araştırmalardan çok açık şekilde biliyoruz ki düşünmemiz için dilimizin olması gerekir. Kâinat bir bütündür. Örnek olarak ay veya güneş veya yıldızlar yoktur. Anadolu gibi tek bir uzaydır. Biz onları beynimizde taksim ediyoruz. Her birine ayrı ayrı isim veriyoruz. Çünkü bizim beynimize her tarafı aynı şekilde gelmez. Duyular parça parça değildir. Beynimiz parça parça görmektedir. Biz o parçalara isim veriyoruz. Sonra onlar arasındaki irtibatı yine cümlelerle ifade ediyoruz. Filozof Kant bunu çok iyi bir şekilde açıklamıştır. Descartes ‘Düşünüyorum o halde varım’ diyerek ‘söylüyorum’ demiştir. Söylemeden düşünme olmaz, düşünmeden de söz olmaz.
“Kâle yâ veyletâ / Ya veyletâ dedi” (Maide 31)
“Veyl” nedir? Türkçede “vaveyla” deriz, “vay vay” deriz, “vah vah” deriz. Bir husustaki kötü durumumuzu ifade ederiz, “vay başıma gelen” deriz.
Katil kardeş de işte bunu söylemekte ve söylenmektedir. Sıkıntı anında ne yapacağını düşünürken karga ona görünmüş, onun beyninde çözümü üretmiştir.
İşsizliğe çare arıyoruz. Acaba işsizliğe nasıl çare........
