Özgürlüğün Zemini: Güven ve Sorumluluk
Siyasi düşüncenin en önemli tartışma başlıklarından biri özgürlük ile sorumluluk arasındaki dengedir. Siyasal organizasyonlar, mensuplarının özgürlüklerini koruyabildikleri kadar meşrudurlar. Elbette bunun sağlanabilmesi için insanların birbirlerine karşı sorumluluklarının bilincinde olması gerekir. Özgürlük ve sorumluluk arasındaki bu ilişki sağlanamazsa toplumsal yapı ya otoriterliğe meyleder ya da topluma kaos hâkim olur. Ne yazık ki, ülkemizde de bu dengenin sağlıklı bir şekilde kurulamadığını görüyoruz. Bunun en büyük sebebi derinleşen toplumsal ve siyasal kutuplaşmadır.
Kutuplaşmayı sadece farklı siyasi fikirlerin aralarındaki fikri zeminin katılaşması olarak değerlendiremeyiz. Üzerinde durulması gereken kısım toplumun farklı kesimlerinin birbirini anlamakta zorlanması, karşı tarafın taleplerini meşru görmemesi ve hatta bu talepleri bir tehdit olarak algılamasıdır. Böyle bir vasatta toplumsal hayatı kuşatan özgürlükten bahsedemeyiz. Çünkü her kesim kendi özgürlüğünü savunurken diğerlerinin özgürlük taleplerine mesafeli yaklaşır, hatta bu talepleri olumsuzlar. Kısaca özgürlük kutuplaşmanın kurbanı olurken, toplumsal güven de........
