Siyasetteki yozlaşma ve toplumun kanıksadığı sessizlik
Siyaset, en yalın tanımıyla halka hizmet etme, adaleti tesis etme ve toplumun refahını artırma sanatıdır. Ancak günümüzde bu kavram, asli amacından saparak bambaşka bir kimliğe bürünmüş durumda. Eğer siyaset; iktidara yakın olunduğunda paçayı kurtarmanın, yapılan yolsuzlukları, arsızlıkları ve hırsızlıkları örtbas etmenin bir aracı haline gelmişse buna lanet olsun! Eğer siyaset, hakkın ve haklının yanında durmak yerine haksızlığa, hukuksuzluğa sürekli prim veriyorsa buna da lanet olsun!
Son dönemde şahit olduğumuz manzaralar, siyasi ahlakın ne derece sarsıldığını açıkça gözler önüne seriyor. Seçmenin iradesiyle, bin bir emek ve umutla belli bir parti çatısı altında meclise gönderilen milletvekillerinin veya belediye başkanlarının kolayca parti değiştirmesi, aslında kendilerine oy veren insanlara yapılmış açık bir ihanettir. Ancak ne yazık ki bu durum o kadar olağan hale getirildi ki, toplum adeta bir tepkisizlik sarmalına çekildi. Yanlışlar kanıksandı, skandallar normalleşti, toplum monoton ve duyarsız bir ruh haline sürüklendi.
Gözlerimizin önünde cereyan eden tabloya baktığımızda, usulsüzlüklerin ve........
