menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 yıl sonra aynı sözlerin gölgesinde

12 0
04.03.2026

27 Şubat… Takvim yaprakları bir kez daha hüzünle kıvrıldı. Millî Görüş hareketinin öncüsü, fikir ve dava adamı Necmettin Erbakan’ın ahirete irtihalinin üzerinden 15 yıl geçti. Fakat aradan geçen zaman, bazı hakikatleri eskitmek şöyle dursun, adeta parlatıp daha görünür hale getirdi. Bazı insanlar vardır; yaşarken anlaşılmaz, öldükten sonra daha net okunur. Erbakan Hoca da işte o müstesna simalardandı. O gün kürsülerden dile getirdiği tespitler, televizyon ekranlarında “abartılı” bulunan analizler, bugün yaşadığımız coğrafyanın soğuk gerçeği olarak önümüzde duruyor. Hocanın en çok üzerinde durduğu başlıklardan biri, küresel güç dengeleri ve Siyonizm meselesiydi. O yıllarda “komplo teorisi” diye küçümsenen birçok uyarı, bugün jeopolitik satranç tahtasında taş gibi yerli yerine oturmuş görünüyor. Irak işgal edildiğinde takvimler 2003’ü gösteriyordu. Kitle imha silahları bahanesiyle girilen ülkede ne silah bulundu ne huzur kaldı. Milyonlarca insan yerinden edildi, yüz binlerce can toprağa düştü. Ardından Suriye… “Arap Baharı” rüzgârı kısa sürede kan fırtınasına döndü. Şehirler harabeye, medeniyet beşiği topraklar enkaza dönüştü.

Sırada İran vardı. Yıllardır ambargolarla kuşatılan, diplomatik ve askeri baskıyla sindirilmeye çalışılan bir ülke… Bölgesel gerilimlerin merkezine yerleştirilen bir hedef. Ve elbette Türkiye… Doğrudan işgal edilmedi belki ama ekonomik operasyonlardan terör koridorlarına, diplomatik baskılardan içerideki fay hatlarını kaşımaya kadar pek çok yöntem devreye sokuldu. Erbakan Hoca yıllar önce, “Irak, Suriye, İran derken sıra Türkiye’ye de gelecek” dediğinde birçok çevre bunu hamaset saymıştı. Oysa bugün bölgesel planlara, enerji hatlarına, üs politikalarına ve vekâlet savaşlarına baktığımızda, o sözlerin kuru bir laftan ibaret olmadığı daha net........

© Milli Gazete