Ağabey diyor ki; Zalimden vefa, zehirden şifa beklenmez, iyi bilinsin
“İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın, çok yaklaşma yanarsın.” (Sa’dî-i Şirâzî)
Makalemize Sayın İbrahim Özdemir’in açıklamasıyla başlayalım; “İbni Abbas R.A. buyurur: Ne söyleyeceğini düşünerek konuşan kimse, insanların en akıllısıdır.
Veheb bin Münebbih K.S. buyurur: Uhrevi bir gayeden yoksun olan kişinin, akıllılık iddiası bir yalandan ibarettir.
Sufyan ibni Uyeyne Hazretleri buyurur: Hayvanlar içinde en becerikli olanı sessiz olamaz. Kadınların en akıllısı kocasız yapamaz. Erkeklerin en akıllı olanı da akillerle meşveret yapmamazlık edemez.”
Bazı sözler vardır ki, dikkat çeker. Şeyh Edebâli’nin Osman Gazi’ye nasihatlerinde olduğu gibi: “Cahil ile dost olma, ilim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez, (sonra) üzülürsün. Aç gözlü ile dost olma, ikram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez, (sonra) üzülürsün.” Üzülmemek için, her konuda temkinli davranmak aklın gereğidir. Aksi halde atasözündeki; “… Cahil ile etme sohbet dönersin merkebe” akıbetine uğranılır, maazallah.
Mehmet Aygün, dizelerinde; “Düşenin üstüne basan utansın / Doğruyu bilip de susan utansın / Firavun soyuna yaranmak için / Musa’nın yolunu kesen utansın” diyerek, ikazlarını yapmaktadır. Menfaat temin etmek için dünyevileşenlerin, böylece doğru yolu terk edip yanlışa sapanların akıbeti hüsran olur. Geçici bir dünya için haktan uzaklaşmak, aklın alacağı iş midir? Mümin olan kişilerin, diğer müminlerin derdi ile hemdert olmaları, sevinçlerini de paylaşmaları emri İlâhîdir.
Maalesef insanlar yaratana değil, “Dini imanı bırakıp, paraya taptılar. Arı namusu iki kuruşa sattılar. Doğru söze bin yalan kattılar. Oturmuş, şimdi dürüstlükten bahsediyorlar.” Bu gibiler her türlü yanlışı yapıyor, sömürüyor, talan ediyor. Ondan sonra da utanmadan, milletin önüne çıkarak, nutuk atıyor.
Bilelim ki, günümüzde “canımızı yakanlar bir gün gelip bizden af dileyecek belki … “hakkını helal et” diyecekler… Ama bilsinler ki bazı yaralar sadece susarak geçer, affederek değil… Yer gök şahidim(iz) olsun (ki) kalbimi(zi) kıran, içimi(zi) yakan hiç kimseye ben (biz) olmayacağım (olmayacağız). Çünkü bazı şeyler affedilmez, sadece unutulmuş gibi yapılır…” Bu konuda en çok düşünmesi gereken siyasetçiler ve bürokratlardır.
Aslında Sabahattin Ali’ye atfedilen sözde olduğu gibi; “Canım çok........
