Yalan “Dostum”
Devletler kamusal, tüzel, anonim, uluslararası ve emperyal olduğu için yöneticilerinin kişisel düşüncesi söz konusu olamaz. Özellikle de başka bir devlete karşı kişisel olamaz. Yönettiği kamunun görmek istediği ya da yönettiği kamuda görmek istediklerinin zorunlu duruşu olarak kişisel duruşlar devre dışı kalır. Devlet yönetimine talip olanın kişisellikten politikliğe dahası siyasi kimliğe transfer olması temsil ettiği toplumun ya da grubun kişiye dayattıkları sonucudur. Kişi temsili gönüllü yapsa da istenilenin dışına çıkması mümkün değil. Yani temsilde keyfi kişisellik olmaz. Elbette her insan iş yapış şekliyle yaptığı işi kendi rengine boyar. Devlet yönetmede kişinin kişisel düşüncesi değil devletin ve milletin düşüncesi geçerli olduğu için kişi, ya devlete ve millete göre ya da devlette ve millette kendi grubunun düşüncesini görmek istediği üzere o düşüncede olur, olmak zorundadır. Zaten devletin başına geçenlere devlet nasıl yönetilir anayasayla kanunlarla belirtildiği için ben kendi kafama göre hareket ederim kimseyi dinlemem demesi mümkün değil. Ben kafama göre devlet adına dost edinirim demesi de mümkün değil. Kişinin dostluğu başka devletin dostluğu başkadır. Kişi istediği kişiyle dost olabilir. Dostluk normalde kişiseldir. İnsanlar dost olabilir. Kamusal dostluk diye bir şey yoktur. Devletlerin dostluğu politikadır dostluk değil. Devletler........
