menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Denizler mürekkep ağaçlar kalem olsa...

19 0
10.08.2026

Kâinat, baştan başa okunmayı bekleyen muazzam bir kitaptır. Bu kitabın her bir satırı, her bir kelimesi ve hatta her bir harfi, Sonsuz Kudret’in ilmini ve azametini haykırır. Kur’ân-ı Kerîm’de Mealen, "Yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa... Allah’ın kelimeleri tükenmez" buyrulur. İlk bakışta insana bir edebî sanat veya mübalağa gibi gelen bu ilahî beyan, hakikatin yalın ve matematiksel bir ifadesidir.

Peki, kâinattaki mevcudat nasıl konuşur ve bu kelimeler nasıl tükenmez?

Hakikatte iki türlü lisan vardır: Lisan-ı kâl (konuşma/ifade dili) ve lisan-ı hal (durum, duruş ve yapı dili). İnsan için geçerli olan bu kaide, bütün evren için de aynen geçerlidir. Bir dostunuz yanınıza gelip oturduğunda tek kelime etmese dahi, yüzündeki çizgilerden, duruşundan veya gözlerindeki süzgünlükten onun ne kadar kederli ya da neşeli olduğunu anlarsınız. İşte o tebessüm ya da hüzün, bir "lisan-ı hal"dir; sesiz ama hitabı son........

© Milat