BUNDAN SONRASI REEL POLİTİK
Ortadoğu her gece cehennemin başka bir katmanında sınav verirken bölgedeki süreç bir takım canavarın öngördüğü takvimde ilerlemeye devam ediyor. Bir yanda diplomatik oyalama taktikleri sürerken diğer yanda İran'ın en kritik savunma sistemleri, fabrikaları ve altyapısı doğrudan hedef alınıyor. Son 24 saatte İsrail savaş uçaklarının Tahran ve Kereç'teki ana elektrik istasyonlarını, trafo merkezlerini ve iletim hatlarını bombalamasıyla başkent karanlığa gömüldü. Tebriz'deki dev petrokimya kompleksi, çelik fabrikaları ve sanayi tesisleri de ateş hattında. Okul, üniversite ve sivil yerleşim yerlerinin vurulması savaşın sivil altyapıyı yok etme aşamasına geçtiğini gösteriyor. Elektrik ve su altyapısını hedef almak uluslararası hukuka göre açık bir savaş suçu olsa da sahada bunu önemseyen tek bir aktör, daha doğrusu insan sıfatına az da olsa yakışacak varlık kalmadı. Siviller artık kimsenin umrunda değil. İnsanların canları sadece istatistiklerdeki basit rakamlara dönmüş durumda.
Elbette kendisinden beklenenin çok üstünde bir performans gösterip özellikle Trump ve kabinesini gülünecek hale düşüren İran da saldırıları karşılıksız bırakmıyor. Bahreyn'deki dünyanın en büyük alüminyum tesislerinden Alba fabrikasını ve İsrail'deki sanayi komplekslerini hedef alması küresel piyasalarda deprem etkisi yaratıyor. Körfez ülkeleri dünya birincil alüminyum üretiminin 'unu karşılıyor ve bu tesislerdeki aylarca sürecek üretim aksaması otomotivden inşaata kadar tedarik zincirini kolay onarılamaz şekilde kırmak üzere.
Petrol tarafında ise tablo daha da ağır. Hürmüz Boğazı tamamen tıkanırsa Brent'in 180 dolar bandına fırlaması güçlü olasılık. Trump'ın İran petrolünü almanın en sevdiğim şey olduğuna dair iğrenç itirafı savaşın doğal........
