menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kavrayış yolcuları

26 0
15.07.2026

Derin kavrayış Tanrı’nın bir lütfudur. Orada, o şekil durur ve eşyanın mahiyetini düşünürsünüz. Her düşsel yolculuk yeni bir keşif demektir. Her sorgulama yeni bir kaynağa eğilme, her çözüm yeni bir ruh serinlemesi demektir. İçinizdeki hareket tutkusu kımıldamaya başladığı andan itibaren artık bir kavrayış yolcususunuz. Nereden geldim, burası neresi, nereye gidiyorum, neden ibaretim, kimim, kimin eseriyim, ne yapıyorum, ne işe yarıyorum vs... Her biri başlı başına kıymetli, yanıtlandığında insana farklı bir tarafını gördüren, görmeye özgü keyif bahşeden bütün bu sorular saçaklanarak uzar gider, sizi gerçek hikayenin, parçası olduğunuz o büyük kurgunun kıyısına vardırır. Her soru yeni bir kavrayış alanını, her kavrama yeni bir düşünce vadisini beraberinde getirir. Zihniniz de iç dünyanız da bölük pörçük olmaktan kurtulur, bağlam kazanır ve hayatın künhüne varmanın esenliğine ulaşırsınız. Hayat böylece anlam kazanır. Derin kavrayış tam da bu yüzden insanı insan eden, insan kılan ve insanca yaşamaya özendiren en önemli yetilerden biridir. Sonuçta mutluluk merakın çocuğudur, değil mi? Her merak yeni bir soruyu, sorgulamayı, her sorgulama yeni bir hakikati haber verir ve hakikat ile mutluluk arasında mutlak bir bağ vardır. Yanılsamanın ürünü olan geçici gerçeklikler olsa olsa anlık fizyolojik rahatlık sağlayabilir insana ancak hiçbir zaman, hiçbir yerde derin kavrayışın insana verdiği huzuru temin edemez.

Güzel şeylerin özünü kavramak zordur çünkü emek ister. Güzeli görmek için güzel olmak, en azından güzelliğin sınırlarına dalacak fıtrata, hatta biraz daha ötesi, içgüdüsel de olsa onun bilgisine sahip olmak gerekir. Bu, görüntünün bizatihi kendisiyle ilgilidir. Benzemediğiniz şeyi göremezsiniz. Anlamadığınıza ortak olamazsınız. Rengine boyanmadığınızı yakından tanıyamazsınız. Çocuklarla konuşurken bu yüzden........

© Milat